Asr Süresi Bilmen Tefsiri

  1. Asra yemin olsun ki
  2. 3- İman edip salih iş yapan ve birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenlerin dışında tüm insanlar,mutlak ziyandadırlar

Bu mübarek sûre, inşirah sûresinden sonra Mekke-i Mükerreme‘de nâzil olmuştur. Üç ayet-i kerimeyi içermektedir.

  • Asr’a = Dehr’e yemîn ile başladığı için kendisine böyle Asr süresi adı verilmiştir. Bundan evvelki “Tekâsür” sûresinde insanların çoklukları ile mağrur olarak kendilerini felâketten kurtaran zatların kimlerden ibaret bulundukları haber verildiği cihetle bu iki sûre-i celîle arasında mühim bir irtibat vardır.

1. Bu mübarek sûre, insanların pek korkunç vaziyetini bildiriyor. Ancak dindar olan, kulluk vazifelerini yerine getiren, birbirleri hakkında iyilik sever bulunan insanların öyle korkunç vaziyetlerden emin bulunduklarını müjdelemektedir. Şöyle ki: (Asr’a andolsun) O hususi vakta (ki:) şu beyan olunacak şey, sırf hakikattir.

Bu asr’dan maksat, ya dehirdir, yani devir, çağ, uzun müddet denilen zamandır ki: Onda nice çeşitli, garîb, hayret verici hadiseler vuku bulmaktadır. Veya bu asr’dan maksat, ikindi namazıdır ki: Onun büyük bir ehemmiyeti vardır. Veyahut zeval ile güneşin batma vakitleri arasındaki müddettir. Veya güneşin batma zamanından yatsı vaktine kadar olan zamandır. Veyahut bu asr’dan maksat, Hz. Muhammed’in peygamberlik asrıdır ki: Onun diğer asırlar üzerine olan fazilet ve üstünlüğü apaçık ortadadır.

  • Öyle bir kudret eserine yemîn ise insanları uyandırmaya ve beyan olunacak şeylere dikkat nazarlarını çekmeye bir vesîledir ve daha nice işâretleri taşımaktadır.

2. (Şüphe yok ki: İnsan, elbette bir ziyandadır.) Bir noksanlığa uğramıştır. Dâima ömrünün bir parçasını elden çıkarmaktadır, hayatını boş yerlere sarf ederek asıl istikbâlini temin etmekten mahrumdur.

3. (Ancak o kimseler ki:) O uyanık kalpli olan akıllı, dirâyetli insanlar ki: (İmân ettiler) Pek doğru bir inançta bulundular, âlemlerin Yaratıcısı’nın varlığını, kudret ve azametini tasdik ettiler (ve sâlih sâlih amellerde bulundular) namaz gibi, oruç gibi, zekât gibi ibâdetlere, fedakârlıklara devam ettiler, (ve bir birlerine hakkı tavsiyede) Bulundular, birbirlerine karşı iyiliksever davranarak güzel ameller gibi, ahlâki fâziletler gibi inkârı mümkün, güzellikleri kayb olmayan şeyler ile vasiyete, nasihate devam ettiler. (Ve) Birbirlerine (sabrı tavsiyede bulundular,) hak yolunda mücahedeye devam edip günahlara, yanlış telkinlere karşı koymaya çalışılmasın, o yolda sabır ve sebâttan ayrılmamalarını birbirine telkin ettiler, öyle selâmete vesîle olacak şeylere teşvikte bulundular, işte (onlar) öyle hayatlarını güzelce tanzim eden zatlar (müstesnadır.) onlar, hüsrana, zarar ve ziyana uğramış değildirler.

Kısacası; bu süre-i celîle, böyle üç ayet-i kerimeden müteşekkil olduğu hade insanlık için en mükemmel bir hareket düsturu, bir kurtuluş rehberi mahiyetinde bulunmaktadır, itikadi, ameli, ahlakî vazifelere riayetin lüzumunu ve pek muazzam faidesini bildirmektedir. Ne mutlu bu gibi yüce Kur’ani telkinlerden istifade edenlere, bu hususta ki samimi, hayırlı tavsiyelere karşı kınama ve ayıplama da bulunan insaniyet düşmanlarının sözlerine kıymet vermeyip o tavsiyeleri güzelce telakki ederek gereğince harekete gayret edenlere. Hak Teala Hazretleri, cümlemize uyanmalar ve hakka riayetler nasib buyursun amin..

  • Hamd, alemlerin Rabbi Allah’adır.


Kaynak = Turan Yazılım / Mürşit 5 / Kur’an / Tefsir / Bilmen

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.