Arkadaş Olunmaması Gereken Kişiler Ve Özellikleri

Kendisi düştüğü gibi,başkalarını da düşürmekten çekinmeyen kimse dost değil düşmanın ta kendisidir.Cinni değil bu insi şeytanın ta kendisidir.Nitekim Nas Süresi altıncı ayet de bu konuda vurgu yapılmış ve bunlardan dolayı Allah’a sığınılması birçok ayet de olduğu gibi bunda da dile getirilmiştir.”İnkâr eden ve (başkalarını da) Allah yolundan alıkoyanlar şüphesiz doğru yoldan çok uzaklaşmışlardır. (1).

Nitekim rivayet edilir ki Allah Hz Musa’ya vahyetti ki;

  • Ey İmran’ın oğlu Musa,uyan ve kendine dost bul,seni benim sevgime teşvik etmeyen arkadaşın senin düşmanındır.

“Müşrikler sizi cehenneme dâvet ederler. Allah ise sizi Kendi izniyle, cennete ve mağfirete dâvet eder ve üzerinde düşünüp gerekli dersi alsınlar diye âyetlerini insanlara açıklar (2)”.”Yani onlarla içli dışlı olmak ve beraber hayat sürmek dünyaya meyletmeye,onu elde etmek için çalışmaya ve dünyayı ahiret yurduna tercih etmeye sürükler.Bunun sonu ise vahimdir (3)”

“Kim Allah’a ve resulüne itaat ederse işte onlar, Allah’ın nimetlerine mazhar ettiği nebîler, sıddıkler, şehitler, salih kişilerle beraber olacaklardır. (4)”.”Yani kim Allah ve Resulü’nün emrettiklerini yapar,Allah ve Resulü’nün nehyettiklerini terk ederse Allah (c.c) onu izzet ve ikram yurdu cennete yerleştirir.Peygamberin,sonra cennetin daha alt derecesinde bulunan sıddıkların, sonra şehitlerin komşusu yapar.Sonra diğer tüm mü’minlerin komşusu yapar ki onlar içleri ve dışları temiz salihlerdir.Yüce Allah ardından bunları överek ‘Bunlar ne güzel arkadaştır’ buyuruyor (5)”.Acaba düşünmezmisiniz ki kendinize dost tuttuğumuz kişiler Allah ve Resulü’nün yolundan mı gidiyor yoksa tam aksine şeytanın yolundan mı?.Oysa Abdülkadir Geylani Hz;”Tevhidi dışarı koyup,şirki eve buyur etmenin adı münafıklıktır” diyor.Gerçekten de isterseniz eğer kendisine sırf dini inançları yüzünden,bağnaz,geri kafalı vs gibi tiplemelerle kişilere sırtınızı dönüpde yüzünüzü çevirdiğiniz arkadaşlara bir bakın …!!!.”İnkâr edip zulmedenleri Allah asla bağışlayacak değildir. (6)”

“Allah iman edenlerin yardımcısıdır, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin dostları ise tağutlar olup onları aydınlıktan karanlıklara götürürler. İşte onlar cehennemlik kimselerdir ki orada ebedî kalacaklardır (7)”. “Yüce Allah burada rızasına uyanları selamet yollarına ileteceğini,iman eden kullarını;küfür,şek ve şüphe karanlıklarından kolay,aydın,açık ve belli olan hak yolun aydınlığına çıkaracağını haber veriyor.Kafirlerin dostlarının ise şeytanlar olup,içinde bulundukları cehaletlerin ve sapıklıkların kendilerine süslü ve cazip gösterildiğini,bunların onları hak yoldan çıkarıp küfür ve iftira yoluna meylettirdiğini bildiriyor (8)”

Hangi yolda gidersen o yolda öleceğin aşikardır.Her ne kadar istisnalar olsa da durum böyledir.Tabi ki doğrusunu ancak Allah bilir.Ancak kişinin gittiği yol doğru ancak güttüğü dava yanlışsa buda yanlıştır.Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v);”Her kim bir müşrikle bir araya gelir ve onunla birlikte ikamet ederse,onun gibidir” buyurmuştur. Takdir edersiniz ki sapık yolda olan birisinin doğru yolu göstermesi beklenemez.Çünkü ona göre kendisinin izlediği yol doğrudur ve bunu da arkadaşına empoze etmek ister ki buna uyan kişide helak olup gider.Bir münafıktan bir kafirden mü’mince bir hareket beklemek ne kadar isabetlidir orası mechuldur ama işini sağlama almak istiyorsan en güzeli o arkadaşı,o dostu terketmektir.Çünkü Peygamber Efendimiz (s.a.v);”Kim bir topluluğu sever ve dünyada onlarla dost olursa, Kıyamet günü onlarla beraber gelir” buyurmuştur.Yine Yüce Allah “Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini yahut onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, onlar bundan başka bir söze dalıncaya (konuya geçinceye) kadar kâfirlerle beraber oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz. Elbette Allah, münafıkları ve kâfirleri cehennemde bir araya getirecektir. (9)”.O zaman da onlara “Ey kâfirler! Bugün özür dilemeyin! Siz ancak işlediklerinizin cezasını çekeceksiniz, (denilir). (10)”.Oysa Allah “Sizin dostunuz (veliniz) ancak Allah’tır, Resûlüdür, iman edenlerdir; onlar ki Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı kılar, zekâtı verirler (11)”.”dininizi alay ve oyun konusu edinenleri ve kâfirleri dost edinmeyin. Allah’tan korkun; eğer müminler iseniz (12)”. Yok aksi bir tavır sergileyecek olursan,kendini Allah ve Resulüne vermiş insanları unutup da kendini dünyaya vermiş insanları dost tutarsanız işte o zaman “Onlar Allah’ı unuttular. Allah da onları unuttu! (13)” muhatabına maruz kalanlardan olursun ki Allah muhafaza Allah kulunu unuttu mu yani kuluna küstümü artık onun için cehennemden başka bir çıkar yol yoktur.Çünkü Yüce Allah “Allah erkek münafıklara da kadın münafıklara da kâfirlere de içinde ebedî kalacakları cehennem ateşini vâdetti. O, onlara yeter. Allah onlara lânet etmiştir! Onlar için devamlı bir azap vardır.(14)”.Tabi ki doğrusunu ancak Allah bilir..

“Ey imân edenler! Kendilerine kitap verilmiş olanlardan herhangi bir topluluğa itaat ederseniz sizi imanınızdan sonra çevirip kâfirler yaparlar.(15)”.Ayet her ne kadar tefsiri olarak daha farklı bir anlam ifade ediyor olsa da işin gerçeği aynı şey günümüz yaşantısı içinde mevcuttur.Çünkü geçmiş bölümlerde belirttiğimiz üzere eğer bir şey üzerinde aynı dşüncelere sahip değilseniz ve tamamen zıt düşünceler içinde iseniz bu iki kişinin birbirine uyuşmadığı sürece anlaşmaları beklenemez.Anlaşacak olsalar bile örümcek ağı misali en ufak bir rüzgarda bozulur gider.”İnsanlardan öyleleri vardır ki, dünya hayatı hakkında söyledikleri senin hoşuna gider. Hatta böylesi kalbinde olana (samimi olduğuna) Allah’ı şahit tutar. Halbuki o, hasımların en yamanıdır. (16)”.

  • İslam büyüklerinden Cafer-i Sadık diyor ki;

Beş kimse var ki onlarla arkadaşlık ve dostluk etme

  • Yalancı ile.Çünkü ona inanacak olursan aldanırsın.Zira aynen serap gibi,yakını uzak,uzağı da yakın gösterir.
  • Ahmak ile.Bu da sana fayda yerine zarar verir.
  • Cimri ile.O da çok luzümlü bir ihtiyacını bile görmez.
  • Korkak ile.O da şiddet ve zorluk anında yanından kaçar.
  • Fasık ile.Çünkü fasık seni bir lokma,hatta ondan daha az miktara satar.

Ona sordular ki;

  • Bir lokmadan daha az bir şey olabilir mi?
  • O bu soruya şöyle cevap verdi;
  • O bir lokma elime geçer ümidiyle satar,fakat sonunda onu da elde edemez.

İslam büyüklerinden Bişr diyor ki

Üç çeşit kardeşlik vardır

  • Ahiret kardeşliği
  • Dünya kardeşliği
  •  Sohbet kardeşliği

“İmam-ı Şafii diyor ki;Bütün insanların hem dostları hem de düşmanları vardır.Sen dost ve düşmanları bir yana bırak ve Allah’a kul olanların arasında ol”

“Bazıları diyorlar ki; Dostundan yardımda bulunmasını istediğin zaman yardım etmezse ona yardım etmesini yeniden hatırlat,zira unutabilir.Eğer ikinci defa da aldırış etmez ve tarafına bile bakmazsa onun için bir cenaze namazı kıl ve tekbir alarak ‘Ölülere Allah hayat verir (diriltir)’ ayetini oku.Yani artık o kimseyi kendisiyle dost olunamayan ölülerden say (17)”

Peygamber Efendimiz (s.a.v);”O’na hangi kişilerle oturmamız daha hayırlıdır diye sorulduğunda şöyle buyurdu: Size Allah-u Teala’nın ru’yetini hatırlatan ve konuşmasıyla amelinizi arttırarak ahiret için amelde bulunmanızı ihsas ettiren kişilerle” buyurmuştur.

Gazali arkadaş olunacak arkadaşları sıralarken şu beş özelliğe dikkat çekmektedir;
“Akıllı olmak,Ahlakı güzel olmak,Fasık olmamak,Bid’atçı olmamak ve Dünyaya Hırsla Bağlanmış olmamak (18)”.Hani belirtmiştik ya kötü arkadaş demirci körüğü gibidir.Ateşi yakmasa da dumanı bulaşır.İşte Akıllı olmazsa varını yoğunu dünya için harcayacağı için sana da onu tavsiye eder.Ahlakı güzel değilse ondaki kötü alışkanlıklar zamanla sana da sirayet edecek ve hiç farkında olmadan bir zaman sonra başka birisi olup çıkacaksın.Fasık dersin işi gücü günahtır,cehennemlik amellerdir.Bid’atçı dersin dinde olmayan şeyleri dindenmiş gibi gösterir,sünnette olmayan şeyleri sünnette varmış gibi sana aşılamaya kalkar.Kendi helak olduğu yetmiyormuş gibi senide helak eder çıkar.

“Allah’a ve ahiret gününe inanan bir toplumun -babaları, oğulları, kardeşleri, yahut akrabaları da olsa- Allah’a ve Resûlüne düşman olanlarla dostluk ettiğini göremezsin. İşte onların kalbine Allah, iman yazmış ve katından bir ruh ile onları desteklemiştir. Onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedî kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar, Allah’ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, kurtuluşa erecekler de sadece Allah’ın tarafında olanlardır (19)”

“Mümin erkeklerle mümin kadınlar da birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkorlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, Allah ve Resûlüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah azîzdir, hikmet sahibidir.Allah, mümin erkeklere ve mümin kadınlara, içinde ebedî kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vâdetti. Allah’ın rızası ise hepsinden büyüktür. İşte büyük kurtuluş da budur (20)”



(1-Nisa Süresi’167) ; (2-Bakara Süresi’221) ; (3-Hafız İmam İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri / C:2 /bkz:151) ; (4-Nisa Süresi’69) ; (5-Hafız İmam İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri / C:3 /bkz:213) ; (6-Nisa Süresi’168) ; (7-Bakara Süresi’257) ; (8-Hafız İmam İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri / C:2 /bkz:283) ; (9-Nisa Süresi’140) ; (10-Tahrim’ Süresi’7) ; (11-Maide Süresi’55) ; (12-Maide Süresi’57) ; (13-Tevbe Süresi’67) ; (14-Tevbe Süresi’68) ; (15-Al’i İmran Süresi’100) ; (16-Bakara Süresi’204) ; (17-İmam-ı Gazali /el-İhya / C:2 / bkz:520) ; (18-İmam-ı Gazali /el-İhya / C:2 / bkz:505) ; (19-Mücadele Süresi’22) ; (20-Tevbe Süresi’71-72)