Anne Rızasını Almayan Allah’ın Rızasını Kazanamaz

  • 21 Şubat 2018
  • 94 kez görüntülendi.

Ne olursa olsun,sana ne yaparsa yapsın,annen seni dinden çıkartmadığı sürece ona isyankar olursan,üzerinde her daim karabulutlar olduğunu görürsün.Hiçbir anne Allah’ın rahmetini üzerinden kesmediği sürece yavrusu için kötülük düşünemez.Anne’nin üzerinde Rahman sıfatı tecelli etmese,sana süt bile veremezdi.Bir bebek kundakta ağlayarak ölürdü de annenin umurunda olmazdı.Annenin üzerinde Allah’ın Rahman sıfatı tecelli ettiği için merhamet eder o sana.Şimdi sen ona nasıl kızabilirsin ?

Ona kızmak Allah’a isyandır.Sen ne biçim bir anne verdin bana demektir.Haşa,bazı insanların yaptığı budur.O sana kırıldıysa mutlaka sözünü dinlemediğin içindir ya da başka bir sebebi vardır.Belki hayat onu yıpratmıştır.Belki sağlıklı bir psikolojiye sahip değildir.Ona şimdi kim yardım edecek? Elbette sen.

Annenin gözyaşı aman senin yüzünden yere akmasın.Onun kalbinde aynı zamanda Allah’ın Vedud sıfatı da tecelli eder.Bu yüzden anne kalbi kırmak Allah’ı incitmek gibidir.Anneye itaat etmeyen kulun ibadetlerinin,iyiliklerinin anlamı var mı sanıyorsun? Allah buyurdu ki: ‘Rabb’in sadece kendisine kulluk etmenizi,ana babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti.Onlardan biriv eya her ikisi senin yanında yaşlanırsa,kendilerine ‘OF’ bile deme;onları sakın azarlama;ikisine de güzel söz söyle (İsra’23)’

Ebu Hasan Harakani Hz anlatıyor;

Bir vakitler abid,zahit iki kardeş,bunların bir de yaşlı,hasta,yatalak anneleri vardır.Anneleri hasta olduğu için her an hizmete ihtiyacı vardır.Bunun için kardeşler annelerine hizmeti sıraya koymuşlardır.Bir gece biri hizmet ediyor,diğeri geceyi ibadetle geçiriyor.Ertesi gece diğeri annesine hizmet ediyor,bu sefer öteki ibadet ediyor.Aralarında şöyle diyorlardı:Birimiz annemize,öbürümüz Rabb’imize hizmet ediyor.Kardeşlerden biri,sırası olmamasına rağmen diğer kardeşine şöyle bir teklifte bulunur:Bu gece Allah’a hizmet etme sırasını bana ver,sen anamıza hizmet et ben de Rabb’ime hizmet edeyim.Kardeşi bu öneriyi kabul eder.

Her iki kardeşte hizmetlerine başlarlar.Allah’a hizmet eden kardeş namaz,zikir,Kur’an okuyarak hizmetine devam eder.Sabaha yakın bir zamanda secde ayetini okur ve secde eder.Secdede uzun kalır,tam da uyku bastırmıştır ki gözkapaklarına hakim olamaz ve secde halinde uyuklar.Bir de ne görsün,bir hiap:Kardeşin affedildi,sen de onun hatırına affedildin.Adam şaşırmıştır:Ben Allah’ın hizmetindeyim,o ise anamızın hizmetinde;nasıl olur da o bağışlanır.Hitap şöyle son bulur:Senin Allah için yaptıklarına Allah’ın ihtiyacı yok;ama kardeşinin yaptığı hizmete annenin mutlak ihtiyacı vardır.

Evet sen yeter ki anacığının sözünden çıkma.Onun duası senin hayatını değiştirir.Bu yüzden annenden hep güzel,hayırlı dualar almak için çalış.İlk hedefin Allah’a kulluk,sonraki amacın ise ananın kalbini hoş tutmak olsun.O zaman göreceksin,Allahs enin kalbine huzur dolduracaktır.Anasını mutlu eden Rabb’ini de mutlu eder.Rabb’inin rızasını kazanır.Ana sözünden çıkmayan kul ne güzel kuldur,onun üzerinde peygamber hırkası vardır.

Veysel Karani,aşkı Resulüllah ile yanıp tutuşmuştur.Tek emeli,biricik gayesi Resulüllah’ın mübarek cemalini görmekti.Bu aşk ile günler gelip geçiyordu.Birgün annesine ‘Anneciğim! Eğer müsade edersen gidip sevgili Peygamberimizin (s.a.v) mübarek yüzünü göreyim.Gidip Medine’de ziyaret edeyim’ dedi.Veysel Karani’nin anası uzun uzun düşündü.sonra ‘Bir şartla izin veririm.Resulüllah’ı Hane-i Saadetlerinde (mübarek evinde) ziyaret edeceksin.Başka yerde değil’ dedi.Aşık-ı Resul olan Veysel Karani,anam izin verdi diye sevinç içinde Medine yoluna düştü.Günlerce yolculuktan sonra Medine’ye ulaştı.Peygamberimizin evini sordu.Gösterdiler.Hane-i Saadetin kapısını çaldı.İçeriden Hz Aişe (r.a) validemiz:’Kim o’ diye seslendi.Veysel Karani:Benim ben.Veysel,Yemen’in Karan köyünden geldim.Resulüllah’ı ziyaret için geldim’ dedi.Hz Aişe (r.a) validemiz:Resulü Ekrem Tebuk Seferindedir dedi.Veysel Karani:Ah! Beklemeyi çok isterdim,fakat anamın izni buraya kadar dedi.Hz Aişe (r.a) validemiz:Ey Allah’ın kulu.Kimsin sen dedi.Karani:Adım Veysel’dir.Yemen’in Karan Köyü’ndenim.Çobanlık yaparım.Sevgili Efendimizi ziyaret için buraya kadar anacığımdan izin almıştım.Demek ki görmek nasıl değilmiş diyerek gerisingeri döndü.

Resulüllah (s.a.v) seferden döndüklerinde:Ya Aişe.Buraya Üveys (Veysel) mi geldi? Onun beni bu dünyada görmesi nasip olmayacak. Allah onu imtihan ediyor.Annesine teslim olan itaatinin derecesini ölçüyor dedi.

Veysel Karani anasına geldi,olanları derin bir ah çekerek anlattı.Üzüntü ve kederinden sararıp solmuştu.Anası:Üzülme oğlum üzülme dedi.Sen beni memnun ettinya Allah da seni memnun edecek.Sevgili Efendimizi öbür dünyada göreceksin.

Annen sana Allah’ın emanetidir.Küçükken o sana baktı,şimdi sen ona bakacaksın.Ellerini kokla,ellerini öp.Etrafında pervane ol.Annede cennet kokusu vardır.O koku seni sarsın.Şayet annen vefat ettiyse,onun için sadakalar ver.



Kaynak= Uğur Koşar / Allah De Ötesini Bırak-2 / bkz:67…72