Anne Babanın Tutumları Çocuğu Nasıl Etkiler

Toplumun en küçük yapı taşıdır deriz aile için. Aileyi aile yapan ona anlam katan en güzel değerlerden biri de çocuktur. Çocuğun ilk eğitime başladığı yerin aile olduğunu şüphesiz hepimiz biliriz. Davranışlarından giyim tarzına kadar beğendiğimiz bir çocuk gördüğümüzde öncelikle ailesinden iyi bir terbiye aldığını düşünürüz. Aksi durumda aile terbiyesi almamış deyimi yerleştiriveririz. Çocukların sergiledikleri davranışların farklılıklarının en büyük nedeni anne babalarının çocuğa karşı sergiledikleri tutumlarıdır. Her ailenin çocuklarını yetiştirme aşamasındaki hedefleri birbirinden farklıdır. Kimi aileler çocuklarının ruh sağlığı açısından mutlu çocuk olmasını amaçlarken, kimi ailelerde başarılı çocuk yetiştirme isteğindedir. Çocuk yetiştirmedeki bu amaç farklılığı ne olursa olsun, anne babaların çocuklarına karşı gösterdikleri tutum onların üzerinde derin izler bırakır.

Toplumda çocuk yetiştirme şekillerine göre aile bireylerini beş grup altında inceleyebiliriz ki bunlardan;

Birincisi, Yetkin Anne-Babalar: Çocuklarının olumlu ya da olumsuz davranışlarına karşı kolaylıkla empati kurma yeteneğine ve isteğine sahip anne babalardır. Belirledikleri demokratik sınırın dışına çıkmadan çocuklarının özgürce yaşayabilecekleri ortamda çocuklarını kendileri üzerinde bir baskı oluşturmadan sürekli kontrol altında tutarlar ve gerekmedikçe müdahalede bulunmazlar. Sergiledikleri son derece hoşgörülü ve anlayışlı tutuma rağmen oluşabilecek olumsuzluklarla da yüzleşme becerisine sahiptirler

Karşılaşılan olumsuz durumlarda öncelikle sorunun ana kaynağını öğrenerek çocuklar ile kurdukları iletişimde her ne olursa olsun onların yanında oldukları hissini verirler. Kesin ve değişmeyen kuralları dahilinde çocuklarının davranışta bulunmalarını isterlerken bu kuralları korku ile değil sevgi ile benimseme yolunu tercih ederler. Çocuklarının her konuşmasına kulak verip aile içinde alınacak kararlarda onların da fikirlerini alıp aile içinde onlara verdikleri değeri ortaya koyarak var olan sevgi ve saygı ortamını güzelleştirirler.

Bu aile ortamında yetişen çocuklar; toplum içinde kendine güvenen, sorumluluk sahibi, karşısındaki bireye değer veren mutlu ve arkasından da başarılı bir birey olarak yetişecektir. Ailesinin kendisine kazandırdığı hayata pozitif düşüncelerle bakma vasfıyla insanlarla sağlıklı iletişim kurabilen insanlardan olacaktır

İkincisi, Otoriter Anne-Babalar: Çocuklarına karşı sergiledikleri soğuk davranışları otorite olarak benimseyen bu kişiler, çocukları ile aralarına gereksiz bir mesafe koyarlar. Onların maddi ve manevi isteklerine karşı duyarsız davranıp çocuklarından fazlasıyla beklentide bulunurlar. Bu tipteki anne babalar çocuklarının gösterdikleri güzel davranışlara karşı ödüllendirmenin gereksizliğini savunurken, çocuklarının hatalı davranışları karşısında ağır cezalar uygularlar. Aile içinde oluşturulan bu durum, hiç de demokratik olmayan ortamda çocuğun her davranışı tepki görür. Çocuk her zaman kontrol altındadır ve gerekli gereksiz birçok müdahaleye maruz kalır

Çocuklarına sevgi göstermenin otoriteyi yitirmek olduğunu düşünen bu anne-babalar, sevgi ile değil korku ile çocuklarını terbiye etmeyi doğru bulurlar. Çocuklarının özgüveninin gelişmesi için, hiç çaba harcamayan bu bireyler onlara suçluluk, utanç ve sevilmedikleri duygusunu yaşatarak hedefledikleri çocuğu yetiştirebileceklerine inanırlar

Gereksiz otoritenin sergilendikleri bir ailede yetişen çocuklar, anne babaları ile kuramadıkları sağlam ilişkinin bedelini toplumda yanlış bireylerle iletişim kurabilmekle ya da doğru insanlarla iletişimi yakalayamamakla yaşarlar. Anne babalarının sevgilerini kaybetmeden değil, onlardan korktuğu için istenen davranışlarda bulunurlar. Yaşamlarında yaptıkları hatayı anne babalarından korktukları için söyleyemeyen bu çocuklar çözümü yalan söylemekte bularak var olan hataya sürekli yenisini eklerler.

Sonuçta iin içinden çıkamayan, topluma karşı kendini çok güçlü gösterse de aslında kendisine güvenmeyen, suçluluk duygusuna sahip, toplum tarafından sevilmediğini düşünen mutsuz bir birey olarak karşımıza çıkar

Üçüncüsü, Hoşgörülü Anne-Babalar: Sıcak ve sevecen bir tutum sergileyen bu anne babalar çocuklarının davranışlarına tepkileri oldukça yumuşaktır. İçlerinde bulundukları bu hoşgörü daha çok çocuklarının davranışlarından dolayı çok fazla beklentileri olmamasından kaynaklanmaktadır. Katı kurallara sahip değildirler. Çocuklarından gelen mantığa aykırı ya da gerçekleştirilmesi zor isteklere dahi duyarlı olmaya çalışırlar

Çocuklarında gördükleri olumsuz davranışlara korkutma ya da ceza yöntemleri ile tepki verdikleri görülmez. Bu tip anne-baba ve çocuk ilişkisinde iplerin daha çok çocuğun elinde olduğu hissedilir.

Hoşgörülü ailelerde yetişen çocuklar, girdikleri toplumda bazen çok olumlu davranışlar sergilerken bazen de kişileri şaşırtacak davranışlarda bulunabilirler. Çocuğun yaptığı hatalı hatalı davranışların sürekli görmemezlikten gelinmesi bu hatalara karşı gereksiz hoşgörülerin gösterilmesi çocuğun bencil yetişmesine, isteklerinin sürekli yerine getirilmesini isteyen şımarık çocuklar haline getirilmesine de neden olabilir. Bu nedenle çocuğa tutarlı ve gerekli hoşgörü gösterilmelidir.

Dördüncüsü, İlgisiz Anne-Babalar: Çocukları ile ilişkilerinde birkaç basit kuralın geçerli olduğu bu anne babalar çocuklarına karşı son derece ilgisiz ve umursamaz davranırlar. Bu umursamaz davranışlarda ne sevecenlik, ne de aşırı disiplin göze çarpar. Çocuklarının her türlü davranışına kayıtsız kalmaları kimi zaman pervasızlık boyutuna ulaşarak çoğu konuda ihmalkarlık noktasına gelinir

Ailesinden beklediği ilgiyi ve sevgiyi bulamayan çocuklar zamanla anne babaları gibi olaylara karşı kayıtsız ve duyarsız bireyler olarak yetişirler. Kimi zaman da anne babanın olumsuz davranışları çocuğun beklentilerini aile dışında karşılamasına neden olur.

Bu durumda çocuğun yanlış insanlarla karşılaşması, bu insanlardan aldığı ilginin gerçek olduğuna inanarak insanlarla  istenilmeyen ilişkilerde bulunulması kaçınılmaz olacaktır

Beşincisi, Çocukları Arasında Ayırım Yapan Anne-Babalar: Çocukları ile aynı anlayış ve davranışta bulunmayan bu anne babalar bir çocuğuna karşı otoriter diğerine hoşgörülü anne baba rolünü oynarlar. Cezalandırma ya da ödüllendirme durumunda da çocuklarına karşı farklı davranışlarda bulunurlar. birinin yapmış olduğu hatalı davranışlarda sergiledikleri oldukça sert tutuma karşı diğer çocuklarında gösterdikleri gereksiz ve haksız hoşgörü kardeşler arasında sevgi bağlarının azalmasına, birçok sorunun yaşanmasına neden olacaktı

Çocuklara gösterdikleri farklı muamelenin farkında olmayan ya da olmaktan kaçınan bu anne babalar ailelerinde; sevildiğini hisseden bir mutlu çocuğa sahip olurken sevilmediğini, ailesi tarafından dışlandığı düşüncesine sahip olan mutsuz bir çocuğun yetişmesine neden olacaktır. Mutsuz bir çocuktan da gelecekte mutsuz aileler ortaya çıkacaktır.

Her çocuk ayrı bir dünyadır. Çocuğun dünyasına ne denli hitap edebilirseniz o oranda başarılı olursunuz

Özgüveni yüksek, adil, hoşgörülü, anlayışlı, dengeli, olgun kişilik sahibi bireylerin yetişmesi için anne-babaların donanımlı olması çok önemlidir

Kaynak: Betül Erdoğan / Kalbin Mutluluk Rehberi / bkz : 67-70

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.