Anne-Baba Görevlerini Yapmıyorsa İtaat Etmelimi

  • 17 Şubat 2018
  • 95 kez görüntülendi.

“Ve Rabbin emretmiştir ki, kendisinden başkasına ibadet etmeyesiniz ve ana ile babaya ihsanda bulunun (1),Zira annesi onu nice zahmetlerle karnında taşımıştır. Sütten kesilmesi de iki yıl kadar sürer. İnsana buyurduk ki: “Hem Bana, hem de annene babana şükret! unutma ki sonunda Bana döneceksiniz (2)”Ve Rabbin devamla dedi ki:”

Şefkatle, tevazu ile onlara kol kanat ger ve şöyle dua et: “Ya Rabbî, onlar küçüklüğümde nasıl beni ihtimamla yetiştirdilerse, ona mükâfat olarak Sen de onlara merhamet buyur! (3)”.

İnsanların düştüğü en büyük gaflet ve dalalet ve en büyük hatalardan biriside şudur ki;insanların sığınağı annem,babam bana annelik-babalıkmı yaptı,bana şefkat mi gösterdiler ki şimdi şefkat yada merhamet bekliyorlar.İşte bu noktada diyeceğimiz hususlardan birisini şöyle izah edebiliriz;Annen-baban yanlış yapmış olabilir bunu kabul ediyoruz,haklı sebeplerinde olabilir bunuda kabul ediyoruz;ama gel gör ki birincisi onlar anne-baba olurken Allah-u Teala senden izin istemedi,anne-babalık sıfatını onlara uygun gördüyse eğer yapabileceğin geçerli bir mazeret ve geçerli bir sebep yoktur.Her ne kadar yanlış yapmışlarsada Allah-u Teala anne babaya istinaden şöyle buyurmaktadır:”Hem Allaha ibadet edin ve ona hiç bir şeyi şerik koşmayın, sonra babaya anaya iyilik edin … (4)”. İkinci bir husus ise üstte belirttiğim üzere her ne kadar geçerli mazeretlerin ve haklı sebeplerin olsada bu senin anne-babaya karşı aynı şekilde muamele etmeni ve aynı hataya düşmeni,aynı günahı işlemeni gerektirmez.Ortaya böyle bir sebep doğurmaz.Şayet eğer anne- babanın yapmış olduğu yanlışa istinaden güzel bir muamelede bulunacak olursan eğer;ama karşılık bulur,ama bulmaz;sen yapman gerekeni yaptıktan sonra niyetine göre kabulu Yüce Allah’a kalmıştır.Şayet dediğim gibi yapacak olursan eğer bunun sevabı senin olur,günahı anne-babanın olur.ancak tam tersini yapacak olursan eğer yani anne-babanın yapmış olduğu hatalara karşılık aynı hatayla karşılık verecek olursan bu sefer ne olur biliyor musun,söyliğim;

1-)Hataya hatayla karşılık verdiğin için alacağını bu dünyada aldığın için ahirette isteyebileceğin bir hak kalmamıştır.

2-)Hataya hatayla karşılık verdiğin için alacağını aldın;ancak bu seferde üzerlerinde ki anne-baba hakkı için karşı tarafa yani o beğenmediğin,bana haksızlık yaptı dediğin anne-babana karşı borçlu,verecekli duruma düştün.Tabi birde bu olanları imtihanın bir gereği olarak düşünecek olursan çok daha farklı bir hareket tarzına bürüneceksindir.

Sonuçta Allah-u Teala sana annen-baban sana zulmederse eğer sende onlara karşı aynı muamele ile karşılık ver demiyor.Kaldı ki kendisine yani Allah’a isyan etmelerini isteselerde sen onlara itaat etme ama onlara güzel muameleden,gönüllerini hoş tutmaktanda geri durma diyor.”Eğer onlar seni, şerik olduğuna dair hiçbir bilgin olmadığı şeyleri, Bana ortak saymaya zorlarlarsa sakın onlara itaat etme! Ama o durumda da kendileriyle iyi geçin,makul bir tarzda onlara sahip çık! Bana yönelen olgun insanların yolunu tut! (5)” ayet-i celilesinde buyurduğu üzere….

Yüce Allah kitabında buyuruyor ki;”De ki: “Gelin Rabbinizin size neleri haram kıldığını ben okuyup açıklayayım: O’na hiçbir şeyi ortak yapmayın, anneye babaya iyi davranın… (6)”.Nitekim “Bir vakit İsrailoğullarından söz alıp: “Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Anneye babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara güzel muamele edin, İnsanlara tatlı söz söyleyin, namazı hakkıyla eda edin, zekâtı verin!” demiştik. Sonra pek azınız hariç, sözünüzden döndünüz. Hâla da yüz çevirmektesiniz (7)”

Sahih bir hadis-i şerifte Resulüllah (s.a.v):Anne ve babasına yahut onlardan birisine yetiştiği halde artık buna rağmen cehenneme giren kimseyi Allah (rahmetinden) alabildiğine uzaklaştırsın (yahut uzaklaştırır).

“Değişik yollardan ve hasen olarak rivayet edilmiş bir hadis-i şerifte:Resulüllah (s.a.v) minbere çıkınca;amin,amin,amin dedi.Ashab:Ey Allah’ın Resulü,ne için amin dedin diye sordular.Allah Resulü şöyle buyurdu:Bana Cebrail gelip,ey Muhammed,huzurunda senin adın anıldığı halde,sana salat getirmeyen kişinin burnu yere sürtünsün dedi,amin de diye ekledi.Ben de amin dedim.Sonra:Ramazan ayının girdiği halde Ramazan ayı çıkınca kendisine mağfiret olunmayan bir kişinin de burnu yere sürtünsün dedi,amin de diye ekledi.Ben de amin dedim.Sonra da:Anne ve babasına ya da onlardan birisine yetiştiği halde enne ve babası(na karşı) davranıp kendisini cennete sokmadığı bir kişinin de burnu yere sürtünsün dedi,amin de diye ekledi,ben de amin dedim (8)”

Resulüllah (s.a.v) ashabına istinaden;Size en büyük günahların,en büyüklerini bildireyim mi diye sorup;akabinde en büyük günahların en büyüklerini şöyle sıralamıştır:Allah’a ortak koşmak,anne ve babaya karşı gelmek ve dikkat edin birde yalan söylemek,dikkat edin yalan şahitlik yapmak…. Nitekim Alla Teala bir ayet-i kerimesinde şöyle buyurmaktadır:”Kim Allah’a ortak koşarsa o sanki gökyüzünden düşüp,kuşların kaptığı yahut rüzgarın kendisini uzak bir yere attığı kimseye benzer (9)”.Nitekim Yüce Allah başka bir ayet-i kerime de ise şöyle buyurmaktadır:”Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa babalarınızı ve kardeşlerinizi bile veli edinmeyin! İçinizden onları dost edinenler, zalimlerin ta kendileridir (10)”

Nitekim Resulüllah (s.a.v):Şu üç kişiye Allah kıyamet gününde bakmayacak:Ana babasına itaat etmeyen,sürekli içki içen ve verdiğini başa kakan ve başka bir hadis-i şeriflerinde ise; Allah’ın en sevdiği ibadet hangisidir diye sorulunca vaktinde kılınan namaz,sonra hangisidir diye sorulunca:Ana-babaya itaat etmek,daha sonra hangisidir diye sorulunca:Allah yolunda cihad etmek buyurmuştur.

“Bir hadis-i şeriflerinde iki cihan güneşi Peygamber Efendimiz (s.a.v):’Cennet anaların ayağı altındadır’ buyurmuştur ki ki;Yani cennete anaların rızası ile girilir.Allah Teala Musa (a.s)’a buyurmuştur ki;Ey Musa;ana-babasına hizmet edip rızalarını alanı iyilik edenlerden yazarım.Bana muti olup ana babasına asi olanları da asilerden yazarım (11)”.Ama Allah-u Teala başka bir ayet-i kerimede ise şöyle buyurmaktadır ki insana anne-babaya itaat etmesini iyi davranmasını emretmesine rağmen “Kahrolsun insan, o ne kadar nankör (12)”. “Ona emrettiği şeyi, o yerine getirmedi (13)”.

İşte bu yüzdendir ki Yüce Allah “Ey iman edenler! Allah’ın azabına mâruz kalmaktan korunun. Herkes yarın âhireti için ne gönderdiğine dikkat etsin. Allah’ın azabına dûçar olmaktan korunun. Çünkü Allah yaptığınız her şeyden haberdardır (14)”.”Sakın şunlar gibi olmayın ki onlar Allah’ı unuttukları için, Allah da kendi öz canlarını kendilerine unutturdu. (Fayda ve zararlarını dahi bilemiyorlar). İşte yoldan çıkanlar bunlardır (15)” buyurmaktadır.



(1-İsra Süresi’23);(2-Lokman Süresi’14);(3-İsra Süresi’24);(4-Nisa Süresi’36);(5-Lokman Süresi’15);(6-En’am Süresi’151);(7-Bakara Süresi’83);(8-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim / C:6 / bkz:384);(9-ac Süresi’31);(10-Tevbe Süresi’23);(11-İmam Gazali / Eyyühel Veled / bkz:121);(12-Abese Süresi’17);(13-Abese Süresi’23);(14-Haşr Süresi’18);(15-Haşr Süresi’19)