Amelleri Boşa Gidenler Kimlerdir

Yaratılış gayesi Allah’a kulluk olan insanın bu görevini yerine getirebilmesi için her şeyden önce şartlarına uygun iman etmesi gerekir.Makbul bir iman olmadan yapılan ameller geçerli değildir.İmansız yapılan ibadetlerin,salih amellerin,iyi işlerin,hayır ve hasenatın Allah katında bir değeri olmaz.Çünkü imansız ameller boşa gider.Bu hususu ifade eden pek çok ayet-i celile vardır ki bunlardan birisi de Muhammed Süresinin 32. ayetidir;

İnkar edenler, Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine doğru yol belli olduktan sonra Peygamber’e karşı gelenler, Allah’a hiçbir zarar veremezler. Allah onların yaptıklarını boşa çıkaracaktır (Muhammed’32)’

Ayette inkar eden insanları Allah yolundan alıkoyan ve Hz Peygambere karşı çıkan kimselerin amellerini Allah’ın boşa çıkaracağı,kafirlerin bu davranışlarıyla Allah’a zarar veremeyecekleri bildirilmektedir.

AMELİN BOŞA GİTMESİ

Amelin boşa gitmesi ayette ihbat kelimesi ile ifade edilmiştir.Amellerin boşa gitmesi bu kelimenin dışında Kur’an’da batal,ibtal,dall ve idlal kelimeleriyle de ifade edilmiştir.

Amellerin boşa gitmesi,o amele Allah’ın ahirette sevap vermemesidir.Allah zalim değildir,kullarının emeklerini zayi etmez.Öyle ise Allah,kafir de olsa salih amellerin,iyi işlerin,yararlı çalışmaların,hayır ve hasenat yapanın mükafatını niçin vermesin diye bir düşünce akla gelebilir ki,böyle bir düşünce de yanlış olmaz.Evet gerçekten Allah çalışan,iyi ve güzel işler yapan kimselerin emeğini zayi etmez,onların mükafatını verir ama ahirette değil bu dünyada.Bu hususu bildiren ayetlerden bazıları ise;

‘Kim, (yalnız) dünya hayatını ve zinetini istemekte ise, işlerinin karşılığını orada onlara tam olarak veririz ve orada onlar hiçbir zarara uğratılmazlar.İşte onlar, ahirette kendileri için ateşten başka hiçbir şeyleri olmayan kimselerdir; (dünyada) yaptıkları da boşa gitmiştir; yapmakta oldukları şeyler (zaten) bâtıldır (Hud Süresi’15-16)’

‘Kim dünya nimetini isterse ondan kendisine veririz;kim de ahiret nimetini isterse ona da ondan veririz (Al’i İmran’145)’

‘Kim ahiret kazancını isterse onun kazancını artırırız.Kim de dünya kazancını isterse ona da ondan veririz,fakat onun ahirette hiçbir payı yoktur (Şura’20)’

‘Her kim bu çarçabuk geçen dünyayı dilerse ona, yani dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadarını dünyada hemen verir, sonra da onu, kınanmış ve kovulmuş olarak gireceği cehenneme sokarız.Kim de ahireti diler ve bir mümin olarak ona yaraşır bir çaba ile çalışırsa, işte bunların çalışmaları makbuldür.Hepsine, onlara da bunlara da (dünyayı isteyenlere de ahireti isteyenlere de) Rabbinin ihsanından (istediklerini) veririz. Rabbinin ihsanı kısıtlanmış değildir (İsra’18…20)’

Ayetlerde açık bir şekilde sadece dünya hayatı ve nimetlerini isteyen ve bu uğurda çalışan kimselere Allah’ın emeklerinin karşılığını eksiksiz vereceği ancak bu nimetlerin ahirette bir nasiplerinin olmayacağı bildirilmektedir.Çünkü ahiret nimetleri iman edip salih ameller işleyenlere mahsustur.Kafirler dünya nimetlerinden yararlansa da ahiret nimetlerinden yararlanamazlar.Bu husus Kur’an’da şöyle bildirilmektedir;

‘De ki: Allah’ın kulları için yarattığı süsü ve temiz rızıkları kim haram kıldı? De ki: Onlar, dünya hayatında, özellikle kıyamet gününde müminlerindir. İşte bilen bir topluluk için âyetleri böyle açıklıyoruz (A’raf’32)’

‘İnkâr edenler ateşe arzolunacakları gün (onlara şöyle denir): Dünyadaki hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı alçaltıcı bir azap göreceksiniz! (Ahkaf’20)’

AMELLERİ BOŞA GİDENLER

Amelleri boşa giden insanları şöyle özetleyebiliriz;

İnkar Edenler / Kafirler

Allah’ın varlığını,birliğini,peygamberlerini,peygamberlerle gönderdiği kitapları,melekleri,ahiret gününü,kısaca iman esaslarını,Kur’an ayetlerini,ayetlerde yer alan herhangi bir hükmü,bir haberi,bir helal veya haramı,emir ve yasağı inkar eden,beğenmeyen,hoşlanmayan,küçümseyen veya alaya alan insan,Kur’an’a göre kafir olur ve ameli boşa gider.Tahlil ettiğimiz ayet bunun en açık delilidir.

‘İnkar edenler ve (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar var ya;işte Allah onların bütün amellerini boşa çıkarır (Muhammed’1)’

‘Allah’ın âyetlerini inkâr edenler, haksız yere peygamberlerin canlarına kıyanlar ve adaleti emreden insanları öldürenler (yok mu), onlara acı bir azabı müjdele!.İşte bunlar dünyada da ahirette de çabaları boşa giden kimselerdir. Onların hiçbir yardımcısı da yoktur (Al’i İmran’21-22)’

Bu ayetlerde ameli boşa gidelerin üç günahı zikredilmiştir;

  • Ayetleri inkar etmek,
  • İnsanları Allah yolundan alıkoymak
  • Peygamberleri ve adalet isteyenleri öldürmek

Ayette sözü edilenler,geçmişteki Yahudilerdir.Çağımızda aynı davranışı sergileyip ayetleri inkar eden ve insnaları haksız yere öldürenlerin akıbetlerinin aynı olduğunda şüphe yoktur.

Münafıklar

Kalbi ile inanmadığı halde bir takım dünyevi çıkarları için dili ile inandığını söyleyen kimseye münafık denir.Münafığın yaptığı amellerin boşa gittiği şu üç ayette bildirilmektedir;

‘Onların içyüzlerini ancak o zaman keşfeden müminler de birbirlerine: “Hayret doğrusu! Onlar değil miydi, siz müminlerle beraber olduklarına dair vargüçleriyle yemin edip duranlar?” Ama sonunda ne oldu? Gösteriş için yaptıkları bütün işleri boşa gitti, dünyada da, âhirette de ziyan edenlerden oldular (Maide’53)’

Her fırsatta iman ettiklerini ve müminlerle beraber olduklarını söyleyen münafıklar,Medine’de hem Yahudilere hem de Müslümanlara yardım ve destek sözü vermişler,bunu yeminle pekiştirmişler ve !(Ey kitap ehli!) Şayet siz (Medine’den) çıkarılacak olursanız,bilin ki biz de sizinle beraber çıkarız,sizin hakkınızda (onlarla olmayın diyen) kimseye asla itaat etmeyiz.Eğer size savaş açılırsa muhakkak yardımınıza koşarız (Haşr’11)’ demişlerdi.Münafıklar samimiyetten yoksun oldukları için mümin görünerek kıldıkları namazlar,tuttukları oruçlar,verdikleri zekatlar ve yaptıkları diğer ameller boşa gitmiştir.Ayet bu gerçeği dile getirmektedir.

‘İşte onların (münafıkların) dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir.İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir (Tevbe’69)’

Müşrikler

Başka varlıkları Allah’a ortak koşan,Allah’tan başka ilah kabul edinen kimselere müşrik denir.Müşrikler de kafirlerin ta kendileridir.

‘Eğer onlar (kendilerine kitap,peygamber ve hikmet verilen kimseler) Allah’a ortak koşsalardı,bütün yaptıkları boşa giderdi (En’am’88)’

‘(Resûlüm!) Şüphesiz sana da senden öncekilere de şöyle vahyolunmuştur ki: Andolsun (bilfarz) Allah’a ortak koşarsan, işlerin mutlaka boşa gider ve hüsranda kalanlardan olursun! (Zümer’65)’

Ayetlerde Allah’a ortak koşanların amellerinin boşa gideceği açıkça bildirilmektedir.

Mürtedler

İman ettikten sonra İslam’ı inkar ederek başka bir dine geçen veya dinsizliği seçen veya iman esaslarından veya ayetlerden birini inkar eden kimseye mürted denir.Bir insanın mürted olması için baskıya uğramadan kendi isteği ile dini terk etmesi gerekir.İstidat eden kimsenin dünyada yaptıkları iyi işler boşa gider,sevap ve ecri zayi olur.Şu ayetler bu hususa açıkça delildir;

‘Her kim de inanılması gerekenleri inkar ederse bütün işlediği boşa gider.Ahirette de o ziyana uğrayanlardan olur (Maide’5)’

‘Sizden kim dininden döner de kafir olarak ölürse böylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da ahirette de boşa gitmiştir.Bunlar cehennemliklerdir,orada sürekli kalacaklardır (Bakara’217)’

İnsanları Allah Yolundan Alıkoyanlar

İnsanları Allah yolundan alıkoymak,insanların iman etmelerine veya inandıkları dinin esaslarını uygulamalarına ve ibadet etmelerine herhangi bir şekilde engel olmak,dindarlara baskı uygulamaktır.İman eden bir insan başkalarının iman etmesine asla engel olamaz.Oluyorsa imanında bir problem var veya bu kimse kafir demektir.

‘İnkar edenler ve (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar var ya işte Allah onların bütün amellerini boşa çıkarır (Muhammed’1)’

Peygamber’e Karşı Gelenler

‘Kendilerine hidayet yolu belli olduktan sonra Peygambere karşı gelenler’.Peygambere karşı gelmek ayette şakk kelimesi ile ifade edilmiştir.Şakk kelimesi ayette muhalefet etmek demektir.Hz Peygamber’e tebliğ ettiği dini hükümler konusunda muhalefet etmek,o hükümleri kabul etmemektir.Bu ise küfürdür.Allah Kur’an’da pek çok ayette Peygambere itaat edilmesini emretmektedir.Peygambere itaat eden,Allah’a itaat etmiş olur (Nisa’80)’

‘Ey iman edenler! Allah’a ve ahiret gününe inanmadığı halde malını gösteriş için harcayan kimse gibi, başa kakmak ve incitmek suretiyle, yaptığınız hayırlarınızı boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan düz kayaya benzer ki, sağanak bir yağmur isabet etmiş de onu çıplak pürüzsüz kaya haline getirivermiştir. Bunlar kazandıklarından hiçbir şeye sahip olamazlar. Allah, kâfirleri doğru yola iletmez (Bakara’264)’

İnkar eden veya Allah’a ortak koşan veya münafıklık yapan ve Allah’a isyan eden kimseler bu davranışlarıyla Allah’a asla zarar veremezler.İman edip itaat eden de inkar edip isyan eden de kendi leh veya aleyhine yapmış olur.

‘Onun için kim inkâr ederse, inkârı kendi zararınadır. Kâfirlerin küfrü, Rableri katında kendileri için ancak gazabı arttırır. Kâfirlerin küfrü, kendilerine ziyandan başka bir şey getirmez (Fatır’39)’

Sonuç olarak

İnsanın yaratılış gayesi olan kulluk görevini yerine getirebilmesi için her şeyden önce şartlarına uygun iman etmesi gerekir.İmanı olmayan insan dünya nimetlerinden yararlanırsa da ahiret nimetlerinden mahrum kalır.Çünkü imanı olmadığı için dünyada iyi amelleri olsa bile bunlar boşa gittiği için ahirette bir yararını göremez.Kafirler dünyada şartlarına uygun tövbe edip iman etmeden öldükleri takdirde ahirette Allah onları bağışlamaz ve içinde ebedi kalmak üzere cehenneme atar.Bu konu da Kur’an’da onlarca ayet vardır.İman edip salih amel işleyenlerin ise dünyada yaptıkları hiçbir ameli zayi olmaz.Hatta yüce Allah lütfu ile onlara fazlasını verir.Herkes kendi yaptığının karşılığını bulur.

‘Kim bir kötülük işlerse, onun kadar ceza görür. Kim de kadın veya erkek, mümin olarak faydalı bir iş yaparsa işte onlar, cennete girecekler, orada onlara hesapsız rızık verilecektir (Mümin’40)’



Kaynak = İsmail Karagöz / Kur’an’dan Öğütler / bkz:439…449