Ameller Niyetlere Göredir

Yüce Allah müminleri yani gerçekten iman edenleri sınıflandırırken şu şekilde belirtmektedir: Gerçek müminler ancak o kimselerdir ki;Yanlarında Allah zikredilince kalpleri ürperir, Kendilerine O’nun ayetleri okununca bu, onların imanlarını artırır ve yalnız Rab’lerine güvenip dayanırlar, Namazı hakkıyla ifa edip kendilerine nasip ettiğimiz mallardan hayırlı işlerde harcarlar, İşte gerçek müminler onlardır. Onlara Rab’lerinin nezdinde, yüksek dereceler, mağfiret ve kıymetli bir nasip vardır (1)” ve başka bir ayet-i celile de ise yüce Allah yine iman edenlere istinaden

“Ey iman edenler! Namaza kalkmak istediğinizde… (2)” şeklinde buyurmaktadır.O zaman konuya girecek olursak eğer, şöyle ki; iş sizin zannettiğiniz gibi sadece dilinizle iman ediyorum, Allah’ı seviyorum Allah’tan korkuyorum, Cenneti cehennemi biliyorum v.b cümleleri fiile dönüştürüp uzuvlarınıza yansıtamadığınız takdirde bu okuduğu Kur’an boğazından aşağı inmeyen bazı okuyucuların gibi, sizinde dilinizden öteye gitmeyecek ve bir faydasını göremeyeceksiniz.

Nitekim İslam alimlerinden Ebu Yezid Bestami: Kendisine çeşitli kerametler verilmiş olan birini havada uçarken bile görseniz, Allah’ın emir ve yasakları ile ilgili tutumunu  Allah’ın koymuş olduğu sınırlara uyup uymadığını ve şeriata bağlı olup olmadığını iyice anlamadıkça kendisine aklanmayınız buyurmaktadır.

İman basireti ile gören ve Kur’an nuru ile aydınlanan gönül erbabı hesabına açıkça ortaya çıkmıştır ki; ancak ilim ve ibadetle saadete ulaşılabilir. Çünkü alimler dışında tüm insanlar helak olmuşlar, bunun yanında ilmi ile amel edenler dışında bütün alimler helak olmuştur. Ayrıca ihlas sahibi olanlar dışında kalan tüm amel işleyenler helak olmuştur. İhlas sahiplerine gelince onların derecesi çok yücedir. Niyetsiz amel boş bir yorgunluktur. İhlassız niyet ise riyakarlıktır, münafıklığa örtüdür ve isyanla eş anlamlıdır. Uygulamasız ve sadakatsiz ihlasa gelince o da boşuboşunadır.

Nitekim ulu Allah sırf kendi rızasından başka amaçlar taşımakla gölgelenmiş ve şaibelenmiş ibadetler hakkında şöyle buyuruyor: ‘Kafirlerin işlemiş oldukları amelleri, havaya saçılmış,boşuboşuna işlenmiş hareketler sayarız (Furkan’23)’.

Peygamberimiz aynı konuda şöyle buyuruyor: Ameller niyetlere bağlıdır.Herkes niyet ettiğini elde eder.

Buna göre kim Allah’a ve O’nun Resulüne yönelmiş ise, o Allah’ın ve Resulünün peşindedir. Buna karşılık kim dünyaya yönelirse onu elde eder veya kim bir kadına yönelirse onu nikahlar. Kısaca insan neyin peşinde koşarsa ona yönelmiş olur (3)”

“Şunu söylemek istiyorum:

Davranışlar, kendi başlarına dini ve dünyevi diye vasıflandırılamazlar. Davranışlara bu iki vasıftan birini kazandıran faktör, bu davranışları ortaya koyan kimsenin dinin egemenliği altında olup olmamasıdır. Buna göre aynı davranışı iki ayrı kişi ortaya koyabilir ve davranışlardan birine dinidir denirken, öbürüne dünyevi vasfı verilebilir.

Eğer amaç;

Allah ise davranış dini, buna karşılık eğer amaç Allah’tan başka bir şey ise davranış dünyevidir. Aşağıdaki hadis-i şerif bu inceliği gayet kesin bir şekilde açıklamaktadır: Ameller niyetlere bağlıdır. Herkes niyet ettiğini elde eder. Buna göre kim Allah’a ve O’nun Resulüne yönelmiş ise, o Allah’ın ve Resulünün peşindedir. Buna karşılık kim dünyaya yönelirse onu elde eder veya kim bir kadına yönelirse onu nikahlar. Kısaca insan neyin peşinde koşarsa ona yönelmiş olur (4)”

Naim Cennetine Kimler Girecek

“Yüce Allah mealen şöyle buyurmaktadır:

İman edip salih amel işleyenler ise Naim cennetlerindedirler (Hac’56)’; Yani kalpleri ile iman edip, Allah’ı ve Resulünü tasdik edenler, bildikleri gereğince amel edenler, kalpleri, sözleri ve amelleri arasında uyum bulunanlar. Bunlar Naim cennetlerindedirler. Onlar için bitmeyen,sonu gelmeyen,yok olmayan, kalıcı nimetler vardır. Kafir olup ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar için küçültücü bir azap vardır (Hac’57)’.

Yani; Kalpleri hakkı inkar edip, reddeden, onu yalanlayan, resullere muhalefet eden ve hakka uymayıp büyüklük taslayanlara gelince, onlar için büyüklenmelerine ve haktan yüz çevirmelerine karşılık olarak küçültücü bir azap vardır. Yüce Allah’ın ‘Şüphesiz bana ibadeti büyüklüklerine yediremeyenler, yakında hor ve hakir olarak cehenneme gireceklerdir (Mümin’60)’ buyruğuna benzemektedir (5)”

“Hz Aişe; ‘Vermeleri gerekeni verirken Rablerinin huzuruna dönecekler diye kalpleri ürperenler (Mü’minun’60)’ buyruğunda hırsızlık yapan, zina eden, içki içen ve bunları yaparken yüce Allah’tan korkan kişiler mi kasdedilmektedir? dedim. Allah Resulü (s.a.v) şöyle buyurdu: Ey Ebu Bekir’in kızı,ey sıddıkin kızı hayır. Kasdedilenler; namaz kılıp, oruç tutmak ve sadaka vermekle birlikte yine de bunlar kabul edilmezler diyerek yüce Allah’tan korkanlardır (6)”

“Kulun her türlü işinde belli bir niyeti bulunmalıdır. Hareketi de,hareketsizliği de niyetle olmalıdır. Bir şeye koşması veya terketmesi de niyete binaen olmalıdır. Her türlü dünyevi ve uhrevi iş ve amelin belkemiğini oluşturan hareket ve sükün (=hareketsizlik/durağanlık) kulun hesaba çekilecek fiillerinin başında gelir. Kul, her ikisinde de belli bir niyete sahip olmak ve ihlaslı davranmak durumundadır.  Kul, hareket ve hareketsizlik kapsamında değerlendirilen bütün fiillerinin Allah rızasına uygunluğuna dikkat etmelidir (7)”



(1-En’fal’2…4);(2-Maide’6);(3-İmam Gazali / El Munkizü Mine’d Dalal / bkz:44);(4-İmam Gazali / El Munkizü Mine’d Dalal / bkz:276-277);(5-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim -İbn Kesir Tefsiri- / C:7 / bkz:390);(6-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim -İbn Kesir Tefsiri- / C:7 / bkz:444);(7-Ebu Talib el-Mekki / Kalplerin Azığı – Kutü’l Kulub – / C:4 / bkz:59)

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.