Allah’ın Üzerimizdeki Nimetleri-Hz Ömer Vaazı

Ey İnsanlar…!!!

Şunu biliniz ki Allah Teala size şükrü vacip kılmıştır.sizin herhangi bir isteğiniz olmadığı halde dünyada ve ahirette vermiş olduğu şeyler karşılığında sizlerden kendisine ibadet sözü almıştır.O sizleri kendisine itaat etmeniz için yaratmıştır.Bunun yerine en zayıf ve en kıymetsiz bir mahluk olarak da yaratabilirdi.O bütün mahlukatı sizin için,sizi de sadece kendi zatı için halketmiştir. ‘Görmüyormusunuz ki Allah göklerde ve yerde olanların tamamını sizin istifadenize musahhar kılmıştır.

Nimetlerine açık ve gizli olarak size bolca ihsan etmiştir.Hal böyle iken insanlardan bir kısmı vardır ki hiç bir bilgisi olmadan,hiç bir rehber bulunmadan ve bir aydınlatıcı kitap olmadan Allah katında cedelleşir durur (Lokman’20)’.

‘Allah Teala binmeniz için karada ve denizde binekler yaratmıştır.Şükredesiniz diye size güzel ve temiz rızıklar,göz ve kulaklar vermiştir.Üzerinizdeki nimetlerin bazılar Allah Teala’nın tüm insanlara bahşetmiş olduğu nimetlerdir.Bazıları da vardır ki bunlar sadece biz Müslümanlara verilmiştir. Bunların özelleri de genelleri de sizin devletinize,zamanınıza ve neslinize mahsustur.Eğer size verilen bu nimetlerden birisi dünyadaki tüm insanlar arasında paylaştırılmış olsaydı,şükrünü eda da aciz kalır ve bunun ağırlığı altında ezilirlerdir.

Ancak Allah’a ve Resulüne iman edenler müstesnadır; çünkü Allah Teala onlara yardım edecektir.Siz yeryüzüne halife kılındınız ve tüm yeryüzü sakinlerine hakim olacaksınız.Allah dininize yardım edecektir.Şu anda dininize muhalif iki millet vardır.Bunlardan birisi İslam’a ve Müslümanlara köle olmuştur.Sizlere cizye vermektedir.Meşakkat ve zorlukları onlar çekmekte ve sizi alın erleriyle ve ellerinin kazançlarıyla beslemektedirler.Diğeri ise korku içerisinde gece-gündüz Allah’ın başlarına getireceği şeyleri ve azabı beklemektedirler. Allah onların kalbini korku ile doldurmuştur.Öyle ki sığınacak bir kale bulamamaktadırlar.Kendilerini kılıçlarınızdan kurtarmak için kaçabilecekleri bir yer yoktur.Allah’ın orduları (müslümanlar) onları baskı altına almıştır.Bol rızıklar ve adeta kaynayan mal ve ganimetler içerisinde,peşpeşe gelen orduların yardımıyla müslümanlar her gün biraz daha ilerliyor ve yeni yeni yerler fethediyorlar. İslam’ın başlangıcından bu yana elde etmiş olduğunuz nimetler bugüne kadar hiç bir millete nasip olmamıştır.

Şükredenlerin şükrü,zikredenlerin zikri ve kendilerini ibadete vermiş olanların ibadetleri bu nimeti karşılayamaz.Bunun şükrü ancak sınırı olmayan Allah’ın yardımı,rahmet ve lütfuyla mümkün olabilir.Kendisinden başka ilah olmayan Allah Teala’dan bize hakkıyla amel etmeyi ve rızasını kazanmak yolunda adeta birbirimizle yarışmayı nasip etmesini dileriz.

Ey Allah’ın kulları…!!!

Allah Teala’nın sizi imtihan etmekte olduğunu aklınızdan çıkarmayınız.Üzerinizdeki nimetini tamamlaması için teker teker,ikişer ikişer, her nerede bulunursanız O’nu anınız ve kendine şükrediniz.

Allah Teala Musa (a.s)’a şöyle buyurmuştur:

‘Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın (isyan edenlerin tattırdığı felaket) günlerini hatırlat (İbrahim’5)’.Peygamber(s.a.v)ê de ‘Hatırlayın o zaman ki,sizler (Mekke’de iken sayıca) azdınız.Yeryüzünde eziliyordunuz.İnsanların sizi kapıp (esir almasından) korkuyordunuz.Fakat Allah sizi (Medine’de) barındırıp (Bedir harbinde gönderdiği meleklerin) yardımıyla destekledi.Sizi güzel şeylerden (ganimetlerden) rızıklandırdı ki (nimetlerine) şükredesiniz (Enfal’26)’.

Eğer zayıf ve dünya malından mahrum olduğunuz zaman Allah’a iman edip dinini tanıyarak ölümden sonraki hayır ve mükafatları ümit etseydiniz bu sizin için öyle olurdu.Fakat siz insanlar arasında geçimi en dar,cehaleti ise en fazla olan kimseler oldunuz.Felaketten kurtulmuş olsaydınız bile dünyadan herhangi bir nasibiniz olmazdı.Dünyada size hiçbir şey verilmeseydi dahi ölümden sonraki hayat için çalışıp onu her şeyin üstünde tutmanız gerekirdi.Kaldı ki Allah Teala bütün mükafatı ahiret için saklamamış bu dünyada nasibinizi de vermiştir.Sizden bunların hepsini elde etmek isteyenlere Allah’ı hatırlatırım.Bunları Allah’ı gereği gibi tanıyıp,O’nun için amel ederek, kendinizi O’na ibadet etmek hususunda zorlayarak,verdiği nimetlere sevinip geri almasından korkarak elde edebilirsiniz.Nimeti inkar etmek ve nankörlükte bulunmak kadar onu elden çıkarak başka birşey daha yoktur.Nimete şükretmekse onun devamının ve hatta daha da çoğalmasının sigortasıdır.Bunlar benim size Allah’ın emir ve yasakları hususundaki nasihatlarımdır.



Kaynak= M. Yusuf Kandehlevi / Hayatü’s Sahabe / C:4 / bkz:194-196

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.