Allah’ın Nimetine Şükür Nerede

  • 13 Mart 2018
  • 116 kez görüntülendi.

Allah’ın Verdiği Nimetlere Nasıl Şükrederiz



“Gazilerin nefes nefese koşan,Koşarken tırnaklarıyla kıvılcımlar saçan,Sabah erkenden baskın basan,O esnada tozu dumana katan, Derken düşman kuvvetinin ortasına dalan atlar hakkı için ki:Gerçekten insan, Rabbine karşı çok nankördür! (1)” ve yaptığı bu nankörlükte de “Kendisi de buna şahittir (2)”

Artık, ey insan, şimdi Rabbinin hangi nimetinden şüphe edersin? (3)

” Rabbinizin nimetlerinden hangi birini inkâr edebilirsiniz? (4)”.O Allah ki:”Sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve gönüller veren (5)”,”Gökten yağmur indirip size rızık olsun diye, onunla türlü türlü meyveler ve ürünler çıkaran,denizde dolaşmak üzere gemileri size râm eden, akan suları ve ırmakları da sizin hizmetinize veren,Mûtad seyirlerini yapan güneş ile ay’ı size âmade kılan, geceyi ve gündüzü istifadenize veren O^dur (6)”.

“Allah evlerinizi sizin için bir huzur ocağı yaptı. Davarların derilerinden de, gerek göçtüğünüz, gerek konakladığınız günlerde sizin için taşınması kolay evler (çadırlar, portatif evler) nasib etti. O davarların yünlerinden, tüylerinden veya kıllarından bir süreye kadar faydalanacağınız giyilecek, döşenecek ve kullanılacak eşyalar yapma imkânı verdi.Allah yarattığı şeylerin bir kısmında size gölgelikler, dağlarda da sizin için barınaklar yaptı. Sizi sıcaktan ve soğuktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar var etti (7)”.

“Şunu da görmediler mi: Ellerimizle yaptığımız eserlerden kendileri için davarlar yarattık da onlara mâlik bulunuyorlar.Onları emirlerine âmade kıldık. Onlardan hem binek edinir, hem de yerler.Onlardan içecekler elde ederler, daha nice menfaatlerinden yararlanırlar (8)”.Şimdi ey insan “Peki bütün bunlar için şükrediyor musunuz? (9)”.

Ve devamla yüce Allah başka bir ayet-i celile de ise “Söyleyin bakalım, eğer Allah geceyi ebedî olarak uzatıp kıyamete kadar karanlık yapsa, Allah’tan başka size gündüzü getirecek var mıdır? (10)”

ve

“Söyleyin bakalım! Gündüzü ebedî olarak uzatıp kıyamete kadar gündüz yapsa, Allah’tan başka, koynunda istirahat edip sükûnet bulacağınız geceyi getirecek var mıdır?.O, rahmetinin eseri olarak gece ile gündüzü var etti ki, geceleyin istirahat edesiniz, gündüzün de hayatınız için çalışıp Allah’ın lütfundan nasibinizi arayasınız ve O’nun nimetlerine şükredesiniz (11)”.Tüm bunlara rağmen”Hâla gerçeği görmeyecek misiniz? (12)”

O zaman “Allah tarafından gelecek ve geri çevrilmesi mümkün olmayacak olan gün gelmeden önce Rabbinizin çağrısını kabul edip O’na dönün. Yoksa o gün ne sığınacak bir delik bulabilirsiniz, ne de yaptıklarınızı inkâra bir çare! (13)”

Evet Allah’ın vermiş olduğu nimetlere şükretmeyip,nönkörlük ederek karşılık verdikleri için yüce Allah bazı kavimleri helak etmiştir ki bunu da Kur’an-ı Kerim’de şöyle açıklamaktadır

“Gerçekten Sebe’ halkına, oturdukları diyarda bir ibret dersi vardı. Onların meskenleri sağdan soldan iki bahçe ile çevrili idi. Peygamberler kendilerine dedi ki: “Allah’ın nimetlerinden yiyiniz, içiniz, O’na şükrediniz. Ne hoş bir diyar! Ne iyi, ne müsamahalı ve bağışlayıcı bir Rab! Fakat onlar bu dâvete sırtlarını döndüler, Biz de onların üzerlerine kükremiş, hırçın mı hırçın, bendleri yıkan bir sel gönderdik. O güzelim bahçelerini, içinde sadece buruk yemişli, ılgınlık, biraz da dikeni çok, meyvesi az ağaçlardan ibaret bozulmuş bahçelere çevirdik (14)” ve “Biz inkâr ve nankörlükleri sebebiyle onları böylece cezalandırdık (15)”.

“Kahrolası insan, ne nankördür O! (16)”.”Biz insana nimet verdiğimizde o, şükürden yüz çevirir, başını alır uzaklaşır. Fakat kendisine sıkıntı dokununca, bir de bakarsın uzun uzun yalvarır durur (17)”.Evet “Gerçekten insan, Rabbine karşı çok nankördür! (18)”.

“İşte bunca nimete şükür yerine neticede, böyle nankörlük ederler. Şimdi bir süre eğlenin bakalım, yakında başınıza gelecek âkıbeti öğrenirsiniz (19)”

“Ve düşünün ki: Rabbiniz şöyle ilan buyurdu: “Eğer şükrederseniz, Ben nimetlerimi daha da artırırım, ama nankörlük ederseniz haberiniz olsun ki azabım pek şiddetlidir! (20)”.Ancak “İnsana her ne zaman nimet versek, Allah’ı anmaktan yan çizer, umursamaz. Başına bir dert gelince de ümitsizliğe düşer (21)”



(1-Adiyat Süresi’1…6);(2-Adiyat Süresi’7);(3-Necm Süresi’55);(4-Rahman Süresi’13);(5-Mülk Süresi’23);(6-İbrahim Süresi’32-33);(7-Nahl Süresi’80-81);(8-Yasin Süresi’71…73);(9-Enbiya Süresi’80);(10-Kasas Süresi’71);(11-Kasas Süresi’72-73);(12-Kasas Süresi’72);(13-Şura Süresi’47);(14-Sebe Süresi’15-16);(15-Sebe Süresi’17);(16-Abese Süresi’17);(17-Fussilet Süresi’51);(18-Adiyat Süresi’6);(19-Nahl Süresi’55);(20-İbrahim Süresi’7);(21-İsra Süresi’83)