Kuran Yurdu

Allah’ı Göremeyişimizin Sebepleri Nelerdir?

    Yaratılış Kapasitemizin Allah’ı Görebilecek Bir Güçte Olmaması : Allah’ı göremeyiz,çünkü yaratılışımız buna müsait değildir.Hz Musa gibi büyük bir peygamber bile Allah’ın dağa tecelli buyurmasına dayanamamış ve düşüp bayılmıştır.Biz bu sınırlı kapasitemizle dünyada -değil Yaratıcımız olan Allah’ı görebilmek- O’nun yaratmış olduğu varlıkların birçoğunu bile görememekteyiz.Şu içinde yaşadığımız fiziki alemde dahi gördüklerimiz,görmediklerimizin yanında çok cüzi kalmaktadır.Sınırlı duyularımızla Allah’ın yarattığı kainatı bile ihata edemezken,onları Yaratan’ı nasıl ihata edebiliriz? Bununla birlikte ahirette müminler Allah’ı kemiyet ve keyfiyet ölçülerinin dışında görmeye mazhar olacaklardır

    Benzer Ve Zıddının Olmaması : Allah’ı göremeyişimizin ve idrak edemeyişimizin diğer önemli bir sebebi de,Allah’ın benzer ve zıddının olmayışıdır.Biz varlıkta neyi görüyor ve neyi biliyorsak bu,onların benzerlerinin ve zıtlarının varlığı sebebiyledir.İnsanların eşyayı tanıyabilmesinin iki yolu vardır ki bunlardan

    Birincisi : Bilmediğimiz ve görmediğimiz bir şeyi benzerlerinden hareketle tanımaya çalışmak

    İkincisi : Daha önce görmediğimiz ve bilmediğimiz bir şeyi zıddından hareket etmek suretiyle anlamaya çalışmaktır

    İşte bunun içindir ki,biz insanların Allah’ı kavrayabilmesi mümkün değildir.Çünkü O’nun varlıkta ne bir benzeri ne de bir zıddı vardır.Nitekim Cenab-ı Hak da kendisini bize İhlas süresinde böyle tanıtır.Başka bir ayette ise : Leyse kemislihi şey’un (Onun benzeri hiçbir şey yoktur (Şura Süresi 11).

    Zuhurunun şiddetinden Gizlenmesi : Allah’ı göremeyiz çünkü,O zuhurunun şiddetinden gizlenmiştir.Bunun ne demek olduğunu güneş örneğinde anlamaya çalışalım.Eğer güneş bütün gökyüzünü kuşatacak,dünyanın dört bir yanına ışıklarını verecek derecede büyütmek mümkün olsaydı,artık onu görmemiz mümkün olmazdı.Çünkü güneşin sürekliliğiyle,gece ortadan kalkıp her an gündüz olacağı için,güneşin ne olduğunu bilmemiz,ışıktan söz etmemiz de mümkün olmayacaktı.Hem güneş,hem de ışığı,zuhurunun şiddetinden (yani varlığını an be an ve yoğun bir biçimde göstermiş olması sebebiyle dikkatlerden kaçıp) gizlenmiş olacaktı.

    Tasarrufu dışında bir anın dahi düşünülemeyeceği Allah’da,varlığını kainatta kesintisiz olarak her an,her saniye,hayat,ilim , rahmet,irade ve kudret gibi sıfatlarıyla öyle şiddetli hissettirmektedir ki,varlığı -gaflet sahiplerinin nazarında- düşünülemez ve hatıra getirilemez oluyor.

    İmtihan Dünyasının Böyle Gerektirmesi : Allah’ı göremeyişimizin diğer bir öenmli sebebi de,bu dünyanın imtihan dünyası olmasıdır.Şayet Allah bizi -mevcut yapımızdan farklı olarak- kendisini görüp seyredebilecek bir kıvamda yaratmış olsaydı,o zaman imtihan sırrı bozulmuş olurdu.Şöyle ki herkes -O’nu baş gözleriyle göreceği için- istisnasız imana gelirdi, o zaman da imtihandan maksat hasıl olmazdı.

    Bu,imtihan yapan bir öğretmenin,soruları sorduktan sonra cevabını yazdırmasına benzerdi.Maksat inanan ile inanmayanın,iyi ile kötünün ortaya çıkması değil midir? Bu itibarla Allah,imtihanın gereği olarak kendisini,baş gözlerimizden gizlemiş,ama yarattığı eserlerle,yani kainat fuarında sergilediği sanat eserleriyle ve gönderdiği kitap ve peygamberlerle varlığını akıl gözlerimize göstermiştir.



    Kaynak : Akademi Araştırma Heyeti / Bir Müslümanın Yol Haritası / bkz: 55-57

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.