Allaha Söz Verip Sözünden Dönmek

“İnsanlardan öyleleri var ki: Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver, derler. Böyle kimselerin ahiretten hiç nasibi yoktur. Onlardan bir kısmı da: Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru! derler.İşte onlar için, kazandıklarından büyük bir nasip vardır. (Şüphesiz) Allah’ın hesabı çok süratlidir (1)”

“Kim, (yalnız) dünya hayatını ve ziynetini istemekte ise, işlerinin karşılığını orada onlara tam olarak veririz ve orada onlar hiçbir zarara uğratılmazlar (2)”.”Kim ahiret kazancını istiyorsa, onun kazancını arttırırız. Kim de dünya kârını istiyorsa ona da dünyadan bir şeyler veririz. Fakat onun ahirette bir nasibi olmaz (3)”.”Onlar orada inim inim inleyecekler, kendilerini sevindirecek hiçbir haber de işitmeyeceklerdir.Ama kendileri hakkında Bizden ebedî mutluluk takdir edilmiş olanlar, cehennemden uzak tutulacaklardır. Onlar cehennemin hışırtısını bile işitmeyecek, canlarının çektiği nimetler içinde ebedî kalacaklardır (4)”

“Rablerine, sırf O’nun rızasını ve cemaline kavuşmayı umdukları için, sabah akşam yalvaranlarla beraber olmakta sebat et! Dünya hayatının süslerini arzulayarak sakın gözlerin onlardan başkasına kaymasın! Kalbini Bizi zikretmekten gafil bıraktığımız, heva ve hevesine uyan ve işi hep aşırılık olan kimselere itaat etme! (5)”

“Senin mağfireti bol Rabbin, merhametlidir. Eğer işledikleri suçları sebebiyle onları cezalandıracak olsaydı, azabı onlara hemen gönderirdi. (6)”.Ancak “Kim kötülük eder veya günah işleyerek nefsine zulmeder de sonra Allah’tan af dilerse, Allah’ı gafur ve rahim (affı ve merhameti bol) bulur. (7)”

“Fakat kim ki, Rabbinin makamından korkmuş ve nefisini kötü arzulardan men etmiş ise.Artık cennette, o da o kimse için yurttur (8)”.İşte “Allah onlardan razı, onlar da Allah’tan râzı oldular (9)”. “Sen de katıl has kullarımın içine, Sen Rabbinden razı, O senden razı olarak dön Rabbine! Gir cennetime! (10)”

Sizin İlahınız, sadece bir tek İlahtır. O halde O’na yönelerek doğru yolda yürüyün, O’ndan af dileyin! O’na eş, ortak uyduranların vay haline! (11)”.

Fakat;

“Allah’a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların ahirette bir payı yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır (12)”

“Sen onları, bir süreye kadar daldıkları gaflet içinde kendi hallerine bırak! (Mü’minun Süresi’54)”.”O inkârcılara gelince, onların hakkı yıkımdır. Allah onların yaptıklarını boşa çıkarır.Bu böyledir, zira onlar Allah’ın indirdiği buyruklarını beğenmediler. Allah da onların bütün iyi ve güzel işlerini boşa çıkardı (13)”

“Gün gelecek, gök şiddetle çalkalanacak.Dağlar sür’atle yürüyecektir.O gün, hakkı yalan sayıp Peygambere yalancı diyenlerin vay hallerine!.Onlar ki daldıkları batıl içinde oynayıp dururlar.O gün onlar cehenneme şiddetle itilirler.İşte, denilir, alın size yalan saydığınız ateş! (14)”.”Öyleyse, siz nasıl bugünkü buluşmayı unuttunuz ve bu unutmayı ömür boyu sürdürdüyseniz, Biz de bugün sizi unuttuk. Yaptıklarınızdan ötürü, tadın bakalım sürekli azabı! (15)”

“Kulluktan kaçınıp kibirlenenleri ise can yakıcı bir azaba sokacak ve onlar Allah’tan başka ne bir koruyucu, ne de bir yardımcı bulabileceklerdir (16)”

Ancak işlemiş olduğu günahlardan pişman olanlar için veya geçmişte işlemiş oldukları hatalardan vazgeçenler için Yüce Allah;”Ey Resulüm! O kâfirlere de ki: “Eğer Peygambere düşmanlıktan vazgeçip İslâm’a girerlerse daha önceki suçları bağışlanacak. Yok eğer dönüp tekrar düşmanlığa başlayacak olurlarsa, zaten emsallerinin başlarına gelen haller gözlerinin önünde! (17)”.”Daha önce gelip geçenlerden hem kendisi sapmış, hem bir çok insanları da saptırmış olan atalarınızın ve şimdiki durumda da doğru yoldan sapan birtakım kimselerin heva ve hevesine uymayın (18)”

“Eğer Allah zulümleri yüzünden insanları cezalandıracak olsaydı dünyada tek canlı bile bırakmazdı. Fakat onları takdir ettiği bir vâdeye kadar bekletir. Vâdeleri gelince ne bir an öne alabilir, ne bir an erteleyebilirler (19)”.”Diğer bir kısmı ise günahlarını itiraf ettiler. Onlar iyi işlerle kötü işleri birbirine karıştırdılar. Onlar tövbe ederlerse umulur ki Allah da onların tövbelerini kabul buyurur. Çünkü Allah gafurdur, rahîmdir (affı, merhamet ve ihsanı boldur) (20)”



(1-Bakara Süresi’200…202);(2-Hud Süresi’15);(3-Şura Süresi’20);(4-Enbiya Süresi’100…102);(5-Kehf Süresi’18);(6-Kehf Süresi’58);(7-Nisa Süresi’110);(8-Naziat Süresi’40-41);(9-Tevbe Süresi’100);(10-Fecr Süresi’28…30);(11-Fussilet Süresi’6);(12-Al’i İmran Süresi’77);(13-Muhammed Süresi’9…11);(14-Tur Süresi’9…14);(15-Secde Süresi’14);(16-Nisa Süresi’173);(17-Enfal Süresi’38);(18-Maide Süresi’77);(19-Nahl Süresi’61);(20-Tevbe Süresi’102)