Allah İçin Dostluk Kurmak

Allah İçin Sevmek Ve Allah İçin Buğzetmek: Allah için seven bir kimsenin,Allah için buğzetmesi lazım geldiğini unutma.Çünkü sevdiği bir kimseyi Allah katında sevimli olduğu veya Allah’a ibadet ettiği için nasıl seviyorsa,aynı kişi Allah’a isyan ettiği takdirde de öğlece buğzetmesi lazım gelir. Allah’a isyan ettiği için günahlar bir insan durumuna düşmüştür.İnsan sevdiği kimse de gördüğü meziyetin zıddını görünce ona buğzetmesi icabeder.

Bunlar lazım olan ve lüzum görülen şeylerdir.Biri diğerinden ayrılmaz.Sevgi ve nefrette adet ve usul budur.Ancak sevgi ve buğzdan her biri kalbde gizlenen birer hastalıktır.Bu hastalığın artarak varlığını dışarıya aksettirmesi,hastalığın galip gelmesine bağlıdır.Birbirini sevenlerin birbirine yakın olup,sevmeyenlerin birbirlerinden uzaklaşmaları birbirlerine uygunluk göstermedikleri ve birbirlerine karşı çıkmalarıyla açığa çıkar.

Eğer,düşmanlığı fiili olarak meydana çıkarmak her ne kadar vacip değilse de,mendub olduğu şüphesizdir.Asilerin ve fasıkların da çeşitli dereceleri vardır.Onlarla yapılacak münasebetlerde fazilet nasıl kazanılır,onların hepsi ile bir çeşit muamele yapmak mümkün müdür ? diyecek olursan cevabım şudur;

Allah’ın emir ve yasaklarına aykırı davrananların bu karşı çıkışlarının ve itikadda veya amelde olduğunu unutma! İtikad yönünden karşı çıkanlar ya bid’atçı veya inkarcı kafirlerdir.

Bid’atçılar insanları kendileri gibi bid’ate davet eder veya etmezler.İnsanları kendi bid’atlerine davet etmiyenler ya acizliklerinden veya kendi iradeleri ile hareketsiz kalır ve sukut ederler.

Şu halde bozuk itikadli olan kimseler üç kısıma ayrılır

Küfür Halinde Olanlar = Kafir eğer savaşıyorsa öldürülmeyi veya esir alınmayı hak etmiş olur.Kafirlere bunların haricinde bir kötülük yapılmaz.İçimizde bulunan gayri müslimi (zımmi)lerin durumu;

Onlara eza edip (kötü muamelelerde bulunmak caiz olmaz.Ancak onlara yük verilemeyeceği gibi iltifatlarda da bulunulamaz.Onlarla karşılaşıldığı zaman onlara selam verilmez ve onlar selam verecek olurlarsa “ve aleyke” diye karşılık verilir.

Daha iyisi onlarla düşüp kalkmamak ve birlikte olmamak,onlarla alış-verişte bulunmamak,birlikte yiyip-içmemek ve onlara karşı samimi davranmamaktır.Onlarla tıpkı dostları gibi düşüp kalktığı gibi samimi olması ve güler yüzle davranması şiddetle mekruhtur,hatta haram olma ihtimali bile vardır.

Yüce Allah buyuruyor ki;

Allah’a ve ahiret gününe iman eden hiçbir milletin, Allah’ın ve Resulünün karşısına çıkan kimseleri, isterse o kimseler babaları, evlatları, kardeşleri ve sülaleleri olsun, sevip dost edindiklerini göremezsin.(Mücadele Süresi/22)

Yine Yüce Allah buyuruyor ki;

Ey iman edenler.Benim düşmanlarımı ve kendi düşmanlarınızı dost edinmeyin (Mümtehine Süresi/1)

İnsanları Kendi Bid’atlerine Çağıran Bid’atçilerdir = Eğer insanları çağırdıkları bid’at küfrü gerektiren bir bid’atse bu bid’atçı zımmilerden daha kötüdür.Eğer bid’at küfrü gerektirmeyen bid’atlerden ise bu kimse kafirlerden daha ehvendir.Ancak böyle kimseyi reddetmek kafirin reddedilmesinden daha önemlidir.Çünkü kafirin fenalık ve kötülüğü başkasına geçmez.

Zira Müslümanlar tarafından kafir olduğu bilinir ve sözüne kıymet verilmez.Zaten o da müslüman olduğunu söylemez ve ileri sürmez.Fakat insanları kendi bid’atlerine çağıran ve bid’atinin gerçek olduğu zannına kapılan bid’atçe,halkı kandırır ve kendi kötülüğünü diğer Müslümanlara da bulaştırır.Bu durumda olana hasım olmak ve açıktan sırt çevirerek hareket etmek gerekir.

Halktan Olan Bid’atçilerdir = Onlar peşlerinden hiç kimseyi bid’atçi olmaya davet etmezler ve hiç kimse de zaten onların peşlerinden gitmez.Bu diğer bid’atçilerden hafiftir.Bunun için yapılacak en doğru hareket ona şiddet ve ihanetle değil de,tatlılıkla ve güzellikle nasihat ederek ikaz etmektir.

İTİKADI SAĞLAM FAKAT İŞ VE AMELİNDE İSYAN EDENLER

1:==)) Kötülüğü yüzünden başkalarına zarar verenler.Zulüm,gasb,yalancı şahitlik,çekiştirmek,insanların içinde bağırıp çağırmak,koğuculuk yapmak ve buna benzer kötülüklerdir.En kötü olanı da budur.Çünkü bunun zarar ve kötülükleri başkalarına da sirayet eder.Zulüm,gasb,yalancı şahitlik,gıybet ve koğuculuk böyledir.Bu gibi kimseler hakkında yapılacak iş,onlardan yüz çevirmek,onlarla birlikte olmamak,onlarla günah olan hiç bir muamele yapmamaktır.Çünkü halka eza ve cefa vermek daha ağırdır.

2:==)) Kötülükleriyle başkalarını eziyet ve zahmete sokanlar.Bu da kadın erkek karışık toplanıp içki alemleri yapmak gibi ta da başkalarını kötü işlere çağırmakla olur.Kadın-erkek karışık içki alemleri düzenleyip rezaletler çıkarmak gayesiyle insanları belirli bir yere çağıran kimselerdir.Her ne kadar bunlar mal ve canlara saldırmıyor ve dünyalıkta böyle ahlaksızları eğlendiriyorlarsa da,onların dinlerini ve diyanetlerini mahvu perişan ediyorlar.

3:==)) Veya kötülüğüne başkalarını çağırmayıp kendi başlarına yaparlar.İçki ve zina gibi.Başkalarını kötülüğe çağırmayan bu kimseler,büyük ve küçük günahlar işlerler.Bunların her biri günahları ya devamlı olarak veya bazen işlerler.Bu diğer iki kısımdan biraz daha hafiftir.Kişi bu kötülüğü sürekli işliyorsa onu tahkir ederek veya döverek bile olsa o kötülüğü yapmasına engel olmaya gayret etmek bir görevdir (Zamanımızda bu ne kadar imkansız gibi görünsede).

Çünkü kötülükten sakındırmak vacibdir.Yaptıktan sonra başkaları tarafından duyulur,ısrar ettiği bilinir ve kendisine nasihat etmenin faydalı olacağı kesinlikle bilinirse,bu durumda öğüt vermek vacib olur.Nasihatın faydalı olacağı kesin olarak bilinmez,ancak ihtimal dahilinde ise bu durumda afdal olan ona nasihat edip işleyeceği kötülükten menetmektir.Nasihat etkili olmazsa ve işlemekte olduğu günaha devam ederse onunla beraber olmamak veya verdiği selamı almamak hususunda ihtilaf edilmiştir.Ancak bu husus da siz yinede kalbinize müracaat edin.



Kaynak= İmam Gazali / el-İhya / C:2 / bkz:493…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.