Alkol Ve İçkinin Yasak Kılınması Nasıl Olmuştur?

Alkol Ve İçkinin Yasak Kılınması



“Gırtlağına kadar günaha batmış,günahlarına baktığı zaman gözyaşlarına boğulan insanlar,nasıl oluyor da yine de doğru yola dönüyorlar? Nasıl oluyor da pişmanlık duyuyor ve her şeye yeniden başlamak için ayağa kalkabiliyor? Allah insanları doğru yola sevk etmek için bir terbiye sisteminin içerisinden geçirmektedir. Geçirmektedir ki,en azılı suçlular bile bir gün dönüp,Sana geldim diye gözyaşı dökebilmektedir.

Evet,Allah insanı terbiye eder.Hem de öyle bir terbiye metodudur ki “Asla adam olmaz” dediğiniz kişileri bile,bir gün kendine dost eder.Bir hırsız,bir yan kesici,bir zehir satıcısı öyle terbiye olur ki,kimsenin görmek bile istemediği kömürleşmiş vicdanları bir gün,paha biçilmez pırlantalara dönüşür.Çünkü o Rab’dir.Rabb’in kelime anlamı,”terbiye eden” demektir ki,O en büyük terbiye edicidir (1)”

Madem en büyük terbiye edici yüce Allah’tır…..

Yüce Allah içki yasağını Bakara Süresi 219 ayet-i celilesi kademeli olarak başlatmıştır.Niteyim bu ayet-i celilede yüce Allah “Sana şarap ve kumar hakkındaki hükmü sorarlar. De ki: İkisinde de hem büyük günah, hem de insanlara bazı menfaatler vardır. Fakat günahları faydalarından daha çoktur. Bir de senden hayır olarak ne harcayacaklarını sorarlar. De ki: İhtiyacınızdan artanı harcayın! Böylece Allah size âyetlerini açıklıyor ki dünya ve âhiret hakkında düşünesiniz (2)” şeklinde buyurarak insanları bu yasak konusunda uyarmaya başlamıştır.

Sonraki ayetlerde ise yüce Allah (c.c)

“Ey iman edenler! Şarap, kumar, putlara kurban kesilen sunaklar, fal okları, şeytana ait murdar işlerden başka bir şey değildir. Bunlardan geri durun ki felah bulasınız!.Şarap ve kumarla şeytanın yapmak istediği tek şey, sizin aranıza düşmanlık ve kin salmak, sizi Allah’ı zikretmekten ve namazdan alıkoymaktır. Artık bu habis şeylerden vazgeçtiniz değil mi? Allah’a itaat edin, Resulullaha itaat edin ve onlara karşı gelmekten sakının! Eğer ona sırtınızı dönerseniz bilin ki peygamberimizin görevi sadece tebliğden ibarettir (3)” şeklinde buyurarak içkiyi yasaklamış ve haram kılmıştır.

Nitekim Hz Aişe (r.a):Kur’an da ilk olarak cennet ve cehennemin işlendiği bir süre nazil oldu.Ne zaman ki insanlar İslam’a girmeye başladı,haram ve helale ilişkin ayetler indi.Eğer ilk olarak şarap içmeyin diye bir ayet inseydi.insanlar asla şarabı bırakmayız diyerek karşı çıkarlardı.Eğer ilk olarak zina etmeyin diye ayet inseydi,asla zlnayı bırakmayız diyerek İslam’a yanaşmazlardı.

ve bir başka rivayette ise

“Ebu Hureyre (r.a) şöyle rivayet etmiştir: İçki üç defa haram kılındı. Resulüllah (s.a.v) Medine’ye geldiğinde insanlar içki içiyor ve kumarla para kazanıyorlardı.Bunları Resulüllah (s.a.v)’e sorunca ,Allah (c.c):

‘Sana şarap ve kumar hakkında soru sorarlar.De ki:Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar vardır (Bakara’219)’ ayeti nazil oldu.İnsanlar ‘Bize haram kılınmadı.Sadece her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar vardır’ denildi. dediler ve içmeye devam ettiler.Günlerden bir gün muhacirerden biri insanlara akşam namazını kıldırırken karıştırarak Ku^’an-ı yanlış okudu.Bunun üzerine yüce Allah daha katı olan şu ayeti indirdi:

‘Ey iman edenler! Siz sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadr cünüp iken de -yolcu olan müstesna- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın… (Nisa’43)’ İnsanlar yine içmeye devam ediyorlar,fakat namaza ayık halde geliyorlardı.Sonra bundan daha katı şu ayet nazil oldu :’Ey iman edenler’ Şarap,kumar,dikili taşlar,fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir,bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz… Artık vazgeçtiniz değil mi? (Maide’93)’.

İnsanlar !Vazgeçtik ey Rabbimiz!’ dediler.İnsanlar ‘Ya Resulallah! Allah yolunda öldürülen bazı kımseler var ki bunlar öldüklerinde haddi aşmaktaydılar;içki içiyor,kumar oynuyorlardı.Oysa Allah (c.c) bunları şeytan işi pislik saydı’ dediler.Bunun üzerine Allah (c.c):

‘İman eden ve salih ameller işleyenlere, hakkıyla sakınıp iman ettikleri ve salih ameller yaptıkları,sonra yine hakkıyla sakınıp iman ettikleri, sonra da hakkıyla sakınıp yaptıklarını ellerinden geldiğince güzel yaptıkları takdirde haram kılınmadan önce tattıklarından dolayı günah yoktur.Allah iyilik yapanları sever (Maide’93)’ ayetini nazil etti.Hz Peygamber (s.a.v):’Bunlar onlara haram kılınsaydı,sizin bıraktığınız gibi onlar da bırakırlardı’ buyurdu (4)”.

Yüce Allah cennet ehli için buyuruyor ki “Karşılıklı tahtlar üzerinde otururlar,Kaynağından taze doldurulmuş,Berrak mı berrak, içenlere pek hoş gelen, (5).İçinde zararlı ve sersemletici şey olmayan, sarhoş da etmeyen içecekler, dolu dolu kadehlerle etraflarında fır dönen hizmetçiler tarafından ikram edilir (6)”

Ahirette ki şarap olsun,içki olsun dünyadakiler ile bir benzerliği ve alakası yoktur.Nitekim buna istinaden de İbn Kesir Tefsirinde bununla ilgili olarak şöyle bir açıklama getirilmiştir;

“Yüce Allah cennet ehli hakkında şöyle buyurur:Üzerlerinde yeşil ipekten ince ve kalın elbiseler vardır,gümüş bilezikler takınmışlardır. Rableri onlara tertemiz bir içki içirir (İnsan’21)’.ayetindeki gümüşten kasıt bedenin süsü,tertemiz içki ise kin,haset ve buğzu temizleyici içkidir o da batının (gizli) süsü ve temizliğidir (7)”

ve başka bir yerde ise ;

“Yüce Allah ahiretin içkisini dünya içkisinin pisliklerinden ve eziyet verici hallerinden tenzih etmiş, daha önce de geçtiği gibi bunların baş ağırtmayan,karnı ağırtmayan,aklı baştan alıp gitmeyen biz özellikte oldukları belirtilmiştir.Ayrıca bu içkilerin onları faydasız,hezeyan ve hayasızlık ihtiva eden boş,kötü sözler söylemeye,onları itmeyeceğini ve görünüşünün de güzel,tadının hoş ve etkisinin de iyi olduğunu haber vermekte ve şöyle buyurmaktadır:

‘İçenlere lezzet veren beyaz kaynaktan doldurulmuş,kendisinde aklı karıştırıcı herhangi bir zarar da bulunmayan ve onlar bundan dolayı sarhoş da olmazlar (Saffat”46-47)’.Bir başka yerde de ‘Ondan dolayı başları da ağırmaz ve akılları da giderilmez (Vakıa’19)’.Burada ise yüce Rabbimiz ‘Orda kadehleri elden ele dolaştırırlar.Onlarda içtiklerinden ötürü ne saçmalamaları ne de günah kazanmaları söz konusudur (Tur’23)’ buyurmakta ve sonra da şunları eklemektedir:

‘Etraflarında sedefleri içinde gizlenmiş incileri andıran delikanlı hizmetçiler dolaşır durur (Tur’24)’.Bu buyruk ile cennette onlara hizmet edeceklerin emri altında bulunacakların güzellikleri,göz alıcılıkları,temizlikleri,elbiselerinin de güzelliği itibariyle sarılıp sarmalanmış taze incileri andırdıklarını haber vermektedir.Nitekim bir başka yerde de ‘Etraflarında ebedi kılınmış evlatlar dolaşır,malından testilerle,ibriklerle,kaselerle Vakıa’17-18’ (8)” şeklinde izahta bulunmuştur.

Yazıyı sonlandırırken yüce Allah’ın şu ayet-i celilesi ile tamamlamak istiyorum;

“İşte Rabbiniz tarafından gerçek geldi. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” Şu da bir gerçektir ki Biz o zalimlere, duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmış olan müthiş bir ateş hazırladık. Eğer susuzluktan feryad edecek olurlarsa kendilerine erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su verilir. O ne fena bir içecektir ve cehennem ne fena bir barınaktır! (9)”



(1-Alıntı);(2-Bakara Süresi’219);(3-Maide Süresi’90…92);(4-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim -İbn Kesir Tefsiri- / c:4 / bkz:39)(5-Saffat Süresi’44…46);(6-Saffat Süresi’47);(7-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim -İbn Kesir Tefsiri- / c:4 / bkz:621);(8-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim -İbn Kesir Tefsiri- / c:10 / bkz:378);(9-Kehf Süresi’29)

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.