Kuran Yurdu

Aklınızı Halen Kullanmayacak Mısınız

    Siz Hiç Düşünmez Misiniz



    “Muhakkak ki alemlerin Rabb’i sensin.Sen’den başka ilah yoktur.Hayy ve Kayyum olan Sen’sin.Aliyy ve Azim olan Sen’den başka ilah yoktur.Çok merhamet edici ve çok bağışlayıcı Sen’den başka ilah yoktur.Her şeyin ilk yaratıcısı ve kendisine döndürücüsü olan Sen’sin..

    Allah’ım…!!! Rahmet Peygamberi ve ümmetin önderi Muhammed’e salat buyur.O’nun kardeşleri olan bütün peygamberlere, babamız Adem’e ve annemiz Havva’ya ve onlardan doğarak salihlerden ve müslümanlardan olan bütün insanlara salat et.Göklerde ve yerde bulunan bütün meleklerine de salat et. Bize de rahmetinle salat ve selam buyur ey merhametlilerin en merhametlisi.

    Beni,anne-babamı,onların çocuklarını-küçüklüğüm de bana merhamet ettikleri ve terbiye ettikleri gibi- bağışla ve merhamet et.Mü’min erkek ve kadınları,müslüman erkek ve kadınları.ölü diri hepsini bağışlar (1)”

    “Her aklı selim sahibi insan bilir ki,hiç bir ortağı olmayan,mülkünde egemen,hak ve adalet sahibi bir patronun işçisi olmak,birbirleriyle sürekli çekişen,hiç bir zaman anlaşmaları mümkün olmayan birden fazla patrona işçilik etmekten elbette daha kolay ve iyidir.Allah’a kulluğu beğenmeyen kimselerin durumu,bunun tam aksinedir.Onlar kendilerince ,güya özgürlüklerinin tadını çıkartıyorlar,ama birden fazla tanrıya kulluk ettiklerinin farkında değildirler. Bu tanrılardan kimi şahsın nefsi arzularıdır,kimi tutsağı olduğu mal ve servet,kimi şan ve şöhrettir,kimi de onlara kavuşmak için boğun eğmek durumunda oldukları makam yada makam tutkusudur.Allah’a kulluk eden gerçek mü’min ise,O’ndan başka hiç bir şeyin ne kulu olur ne de kölesi.O her türlü istek ve arzularını,sevgi ve nefretlerini hep Allah’ın rızasına göre ayarlamıştır (2)”

    Bu yüzdendir ki Yüce Allah şöyle buyuruyor;

    • “Ey akıl sahipleri! Benden (emirlerime muhalefetten) sakının (3)”.Başka bir ayette ise ; “Ancak akıl sahipleri düşünüp ibret alırlar. (4)”Yine başka bir ayet de ise ;”Öyleyse ey akıl sahipleri! Allah’tan korkunuz ki kurtuluşa eresiniz. (5)”.”Andolsun onların (geçmiş peygamberler ve ümmetlerinin) kıssalarında akıl sahipleri için pek çok ibretler vardır. (6)”.

    Allah-u Teala’nın akıl hususunda ki vurguları daha Kur’an-ı Kerim’de çoktur.Nitekim en sevgili kulu olan elçisi Hz Muhammed (s.a.v) hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır;

    “Yüce Allah ilk olarak aklı yaratmıştır,yarattığı zaman,ona dön bu yana diye emretti,akıl döndü.Dön o yana diye emretti,yine döndü (O’nun emirlerine uydu),sonra;

    Yüce Allah şöyle buyurdu;

    “İzzet ve ululuğum hakkı için senden daha kıymetli bir şey yaratmadım.Seninle alır,seninle veririm.Seninle mükafatlandırır, seninle cezalandırırım” .

    Başka bir hadislerinde ise;”İnsanın sahip olduğu şeyler arasında,akıldan daha üstünü olamaz.Akıl,sahibini iyiliğe ulaştırıp kötülükten alıkor.Akıl bakımından olgunlaşmadıkça , insanın dini doğru ve imanı tam olmaz.”.

    Kişinin akıl bakımından olgunlaşabilmesi için de ilim öğrenmesi ve o yola girmesi icab eder.Bir şeylerin istediğin kıvama gelmesini istiyorsan eğer,önce o yola gireceksin ve o yolda mücadele edeceksin.Nitekim demir bile ısınmadan şekil almıyor.Soğuk demiri dövmek de ahmaklıktır.

    Bir şeylerin eğer var olmasını istiyorsan,önce olmasını istediğin işi ya bir bilenden öğreneceksin,yok böyle birisini bulamazsan eğer de kendini kendin geliştireceksin.Ancak kaş yapayım derken göz çıkarma misali,öğreneyim derken sapıtmayacaksın.

    Sindire sindire anlaya anlaya gerekirse karşılaştırarak, bilenlere danışarak öğreneceksin.Aksine şeytan günahları süsler,püsler size sevap diye sunar.Kişi de sevap işliyorum derken günaha girer.

    Yüce Allah şöyle buyurmaktadır;

    “Fakat kalpleri iyice katılaştı ve şeytan da onlara yaptıklarını câzip gösterdi. (7)” ayetinde kastedilen kişiler zümresine sende dahil olursun.

    Peygamberimiz Hz Muhammed (s.a.v) buyuruyorlar ki;”Yüce Allah’ın yanında en değerli mü’min,ibadette kendini Allah’a adayan,kullarına öğüt veren kimsedir.”Başka bir hadis-i şeriflerinde ise ;”En akıllınız,Allah’tan çok korkanınızdır.En güzeliniz her ne kadar en az nefisle ibadet edeniniz olsa bile,Yüce Allah’ın emir ve yasaklarına uyanınızdır”.

    “Çünkü ilim,imanın zahiridir ve onu ortaya çıkarır.İman ise ilmin batınıdır ve onu hareketlendirip ateşlendirir.İman ilmin yardımcısı ve gören gözüdür.İlim ise,imanın gücü ve onun dilidir.İmanın ziyadesi ve eksilmesi de marifetullaha bağlıdır.Lokman Hekim (a.s) oğluna yaptığı nasihatinde şöyle der;Ey oğul,ziraat nasıl su ve toprakla sıhhatli oluyorsa,iman da ancak ilim ve amel ile sıhaat bulur. (8)”

    Evet kardeşlerim;görüldüğü üzere en akıllınız,Allah’tan en çok korkanınızdır.Korkmak için tanımak gerek.Tanımak da yetmiyor tanıdığın varlığın,gücünü,kuvvetini, azabını,mükafatını, emir ve yasaklarını öğrenmek ve bilmek gerekiyor.İşte tüm bunlara ulaşabilmek içinde,kafamızı müzikten,maçtan,netten,gezmeden,tozmadan kaldırıp, aklımızı kullanmalıyız.

    Aklımızı kullanmalıyız ki bizi en yüce varlık olarak yaratan Yüce Allah’ın sıfatlarını tanıyalım. Ancak ne acıdır ki,en yüce varlık olarak yarattığı insan ,en aşağı derecelere maruz kaldı. Her ne kadar istisnalar olsa da.

    Aklını kullanıp,irade kuvvetini göstererek,yolumuzu ilmin ışığı altında aydınlatmalıyız. Aydınlatmalıyız ki sağlam adımlarla yürüyebilelim. Önümüzdeki engelleri,setleri aşabilelim,dostumuzu düşmanımızı tanıyabilelim.Zaten aklı yerinde olmayan bir insandan irade kuvveti göstermesi beklenemez.Ama şayet Allah-u Teala sana bir akıl verdiyse eğer,bununda bir takım sorumlulukları ve yükümlülükleri olacaktır

    Aslında aklını kullanarak,Allah yolunda,O’nun rızasını gözeterek ilim öğrenmek ve o yola girmek kişi için hem bu dünya da hem de öteki dünyada daha hayırlıdır.Şayet bunu riya (gösteriş) için yapmadıysa faydasını görecektir inşallah.Yok bu ilmi,riya için,dünya malı toplamak insanların gözünde şan şöhret,ün kazanmak için yapmışsa öğrendikleri aleyhinde bir delil olacak ve azabı da o derece şiddetlenecektir.

    Nitekim Hz Hasan’dan şu söz rivayet edilmektedir:

    “Alimlerin azabı kalplerinin ölümü iledir.Kalplerinin ölümü ise ahiret ilmi vasıtasıyla dünya peşinde koşmaktır”.Oysa İslam büyüklerinden birisi “Yüce Allah’ı hatırlatan nice kimseler var ki,kendileri onu hatırlamazlar.Allah ile çok korkutan nice insanlar var ki,kendileri korkmazlar.

    Allah’a insanları yaklaştıran niceleri var ki,kendileri Allah’tan uzaktırlar.İnsanlardan pek çok kimseyi Allah’a davet eden niceleri var ki,kendileri Allah’tan kaçarlar.Çok Kur’an okuyan niceleri var ki,Yüce Allah’ın ayetlerinden ibret almazlar”.

    Yine aynı konu üzerinde islam büyüklerinden önderlerinden Ka’b şöyle buyurmaktadır

    “Son zamanlarda öyle alimler gelecek ki insanları züh’e davet edecek,fakat kendilerinin zühdle hiç bir ilişkileri olmayacaktır.İnsanları korkutacak,fakat kendilerinde korkudan iz bulunmayacaktır.İnsanları büyüklere rağbet göstermekten alıkoyacak,fakat kendileri büyüklerden ayrılmayacaklar.Dilleriyle dünyayı yerecek,fakat zenginlere yaklaşıp,fakirlerden yüz çevirecekler.Kadınların erkeklerine karşılık vermesi gibi,bunlar da ilimlerine aykırı davranacaklardır.Dostlarını başkalarıyla gördükleri zaman da kendi yaptıklarını düşünmeyip onlara kızacaklardır.İşte bu alimler zalimlerdir ve Allah’ın düşmanıdırlar”.

    Aklını kullanarak ki akıl yerinde olmadan ilmin öğrenilmesi söz konusu değildir.Ebu Talib el-Mekki’ şöyle diyor;”İlim maldan daha hayırlıdır. Çünkü ilim seni korurken,malı sen korursun.İlmi arındıran ve onun zekatı olan ameldir.Mal ise,harcamakla eksilir.İlim hakim, mal ise mahkumdur.Malın menfaati,onun zevali ile sona erer.Mal biriktirenler,daha hayatta iken ölmüş kimselerdir(9)”

    Aslında şeytanın insanla uğraşması,kişinin cehaletine veya ilmine göre azalır da çoğalırda.Bunu Allah’ın lütfu ,keremi ve izni ile azaltmak da çoğaltmak da kişinin kendi elinde ve iradesinde mevcuttur.İslam büyüklerinden İbn Mübarek “Alim okumaya devam ettiği sürece alimdir.Artık her şeyi öğrendiğini zannedip ilmini artırmaktan vazgeçtiği an cahil olur”.Böyle bir durumda okurken yani alimken cahil olmak gibi bir durum söz konusu ise okumayan,öğrenmeyen bir insanın hali nice olur.

    Peygamberlerin uyarılarını dikkate almayanlar,akıllarını çalıştırmayanlar yada işlerine gelmediği için o şekilde hareket edenler”Ve derler ki: “Senin bizi dâvet ettiğin inançlara karşı kalplerimiz kapalıdır, örtüler içindedir; kulaklarımızda da ağırlık bulunmaktadır. Hem seninle bizim aramızda bir perde çekilmiştir. Artık bu durumda yapacağın bir şey varsa yap, biz de bildiğimiz gibi yapmaya devam edeceğiz! (10)”.

    İşte bunlar bütün duyu organlarını kapatmış ve şu ayete maruz kalmışlardır;”Onun hali tıpkı köpeğin durumuna benzer: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da yine dilini salar solur! İşte bu, tıpkı âyetlerimizi yalan sayan kimselerin misalidir. (11)”.

    “Kendilerini dünya hayatının alayişine kaptırmış olanlar,akıbetleri ve tartıştıkları konu hakkında bilgi veren ayetlere pek kulak asmıyorlar;hatta onlarla alay ediyorlar.Fakat yarın kıyamet koptuğunda,bugün alay ettikleri şeyi aynelyakin ile hatta bizzat görecekler ve inkar ettiklerinin içine düştükleri zamanda hakkalyakin ile kesin kez bileceklerdir!.Dünya hayatını bir gerçek olarak görüp,yaşayıp da bunu yaratanın,benzerini de yaratmaya kadir olabileceğini,bugünün varlık nedeni ne ise,ahiretin gerekçesinin de o olacağını düşünmeyenlerin,birbirlerine sorup tartıştıkları akıbetleri işte böyledir (12)”

    “Allah Teala buyurdu ki;”Halbu ki gökler de ve yerde kim varsa,kendileri de gölgeleri de sabah akşam ister istemez Allah’a secde ederler (13)”.Cansız varlık ve eşya Allah için secde edip O’nu zikrederken,yaşayan bir mü’min’in gaflete düşerek Rabbini anmaktan yüz çevirmesi ne kadar çirkin bir haldir (14)”

    Unutmayalım…!!!

    “Kul bilmelidir ki,kendisi uykudan kalktığı zaman Allah için ne düşünüyorsa,ölümden sonra kabrinden diriltildiği zaman Allah Teala ‘da onun için öyle düşünür.Bu yüzden nasıl bir hal üzerinde diriltileceğini iyice düşünmelidir!. Kim Allah Teala’nın onun için yarattığı nimetleri bilmezlik eder,emrettiği gibi dinin de ihlasa yönelmezse elbetteki gazab-ı ilahiye maruz ve azab-ı ilahiye müstehak olur.Çünkü böyle davranmakla,O’nun nimetlerine nankörlük etmiş, emirlerine başkaldırmış olur. (15)”.

    Bunca açıklamaya rağmen düşünmeyecek misin ? halen.Allah’ın sana bahşettiği o aklı,o gözü,o kulağı,o dili,o eli,o ayağı vs ve diğer nimetlerini sana,O’nun yüceliğini,gücünü,kuvvetini,ilmini tanıman için sana vermesine rağmen sen onları ne için kullandın ?.Gerçekten onları o nimetleri O’nun yolunda mı harcadın yoksa kendi nefsi,heva ve arzularının peşinde mi?

    • “Bütün bunlardan sonra ey insan, senin mahşere ve hesaba inanmana hangi engel kalabilir? (16)”

    Allah İnsanı En Güzel Surette Yarattı



    (1-Ebu Talib El-Mekki / Kalplerin Azığı / C:I / bkz:59-60 );(2-M Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / CII / bkz:201);(3-Bakara Süresi’197);(4-Bakara Süresi’269);(5-Maide Süresi’100);(6-Yusuf Süresi’111);(7-En’am Süresi’43);(8-Ebu Talib El-Mekki Kalplerin Azığı II Bkz:25);(9-Ebu Talib El-Mekki / Kalplerin Azığı / C:II / bkz:22);(10-Fussilet Süresi’5);(11-A’raf Süresi’176);(12-M Zeki Duman / Beyanu’l Hak / C:II / bkz:515-516);(13-Ra’d Süresi’15);(14-Ebu Talib El-Mekki / Kalplerin Azığı / C:I / bkz:74);(15-Ebu Talib El-Mekki / Kalplerin Azığı / C:I / bkz:125-281);(16-Tin Süresi’7)

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.