Ahkaf Süresi İbn Kesir Meali

  • 23 Haziran 2018
  • 18 kez görüntülendi.

1- Ha,Mim 2- Bu kitabın indirilmesi Aziz,Hakim olan Allah tarafındandır 3- Biz göklerle yeri ve ikisinin arasında olanları ancak hak ile ve belirlenmiş bir süre için yarattık.İnkar edenler ise uyarılıp,korkutuldukları şeyden yüz çevirmektedirler 4- Deki: Haber verin,Allah’tan başka kendilerine dua ettikleriniz yeryüzünde neyi yaratmışlar? Yoksa onların göklerde bir ortaklığı mı var? Bana gösterin,eğer doğru söyleyenler iseniz,bundan önce bir kitap yahut bilgiden bir eser var ise bana getirin 5- Allah’tan başka kendisine kıyamete kadar cevap veremeyecek olan ve kendilerine yaptıkları duadan habersiz olan kimselere dua eden kişiden daha sapık kim olabilir? 6- İnsanlar bir araya toplatıldıklarında onlar kendilerine düşman kesilir ve onların ibadetlerini inkar edenler olurlar.

7- Ayetlerimiz kendilerine apaçık okunduğunda inkar edenler kendilerine geldiğinde hak için ‘Bu apaçık bir büyüdür’ dediler 8- Yahut onlar ‘Onu uydurdu’ diyorlar.Deki: Eğer ben onu uydurmuş isem siz Allah’a karşı bana hiçbir fayda sağlayamazsınız.O,sizin onun hakkında ne kadar ileri gittiğinizi iyi bilendir.Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter,O çok mağfiret edendir,çok merhamet edendir 9- Deki: Ben Rasullerin ilki değilim.Bana da ne yapılacağını bilemem,size de.Ben ancak bana vahyolunana uyarım.Ben açık açık korkutup uyarandan başkası değilim.

10- Deki: Bana haber verin,eğer o Allah tarafından gönderilmiş iken siz onu inkar etmiş iseniz ve İsrailoğullarından bir şahit de onun bir benzeri üzere şahitlik edip,iman etmiş olduğu halde siz büyüklük taslamış iseniz,gerçek şu ki Allah zalimler topluluğuna hidayet vermez 11- İnkar edenler,iman edenler için dediler ki: Eğer o hayırlı olsaydı bizden önce ona ulaşamazlardı.Onunla hidayet bulmadıkları için de Bu eski bir uydurmadır diyeceklerdir 12- Halbuki bundan önce de Musa’nın kitabı bir önder ve bir rahmetti.Bu ise zulmedenleri korkutup,ihsan edenlere bir müjde olmak üzere Arap dili (ile) indirilmiş doğrulayıcı bir kitaptır 13- Muhakkak ki ‘Rabbimiz Allah’tır’ deyip,sonra da dosdoğru hareket edenler için korku yoktur.Onlar üzülmezler de! 14- İşte onlar cennetliklerdir,yaptıklarına mükafat olmak üzere orada ebediyen kalıcıdırlar.

15- Biz insana ana babasına iyilikte bulunmasını tavsiye ettik.Annesi onu zorlukla taşımış,zorlukla bırakmıştır.Onun taşınması ve sütten kesilmesi de otuz aydır.Nihayet o yiğitlik ve olgunluk çağına ulaşınca ve kırk yaşına varınca der ki: Rabbim,bana,ana babama verdiğin nimete şükretmemi ve senin razı olacağın,salih amel işlememi bana ihsan et ve soyumdan gelenleri de benim için salih kimseler kıl.Şüphesiz ben sana tövbe ettim ve ben teslim olmuşlardanım 16- İşte bunlar,yaptıklarını en güzeli ile kabul ettiğimiz,cennetlikler arasında kötülüklerini affettiğimiz kimselerdir.(Bu) kendilerine veerilmiş gerçek bir sözdür.

17- Ana babasına ‘Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken beni (ölümden sonra) çıkarılmakla mı tehdit ediyorsunuz? diyene ana babası Allah’a yalvararak : Yazık sana,imana gel,şüphesiz ki Allah’ın vaadi haktır (derler).O ise der ki: Bu geçmişlerin masallarından başkası değildir 18- İşte bunlar cin ve insanlardan kendilerinden önce geçen ümmetler arasında aleyhlerine söz hak olmuş kimselerdir.Çünkü bunlar hüsrana uğramış olanlardır 19- Bunlardan her biri için işlediklerine göre dereceler vardır ki,ta ki kendilerine zulmedilmeksizin amellerinin karşılığını tastamam versin  20- Kafir olanların ateşe arz olunacakları o günde: Siz dünya hayatınızda hoşlandığınız her şeyinizi bitirdiniz ve onlardan yararlanıp durdunuz.Bugün yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz ve fasıklık etmeniz sebebiyle aşağılanmak azabı ile cezalandırılackasınız (denir)

21- Ad kavminin kareşini de an -ki ondan önce de,sonra da uyarıcılar gelip geçmişti- Hani o kavmini Ahkaf denilen yerde : Allah’tan başkasına ibadet etmeyin.Çünkü ben gerçekten sizin için büyük bir günün azabından korkarım diye korkutup uyarmıştı  22- Dediler ki: Sen bizi ilahlarımızdan döndürmek için mi bize geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen o halde isen o halde biz,kendisiyle tehdit etmekte olduğun şeyi getir  23- Dedi ki : İlim ancak Allah’ın yanındadır.Ben size benimle gönderilenleri tebliğ ediyorum,fakat ben sizin cahillik eden bir topluluk olduğunuzu görüyorum  24- Onlar onu vadilerine yönelmiş bir bulut halinde gördüklerinde : Bu,bize yağmur indirecek bir buluttur dediler.Hayır,o sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir.Bir rüzgardır ki onda çok acılı bir azap vardır  25- Rabbinin emri ile her şeyi helak eder.Onların meskenlerinden başka bir şey görünmez oluverdi.Biz günahkarlar topluluğunu işte böyle cezalandırırız.

26- Andolsun ki size vermediğimiz imkanları onlara vermiş idik.Hem onlara kulaklar,gözler ve kalpler de vermiştik.Fakat kulakları,gözleri ve kalpleri onlara hiçbir fayda vermedi.Çünkü onlar Allah’ın ayetlerini bile bile inkar ediyorlardı.Alay edegeldikleri şey onları çepeçevre kuşattı  27- Andolsun ki etrafınızda bulunan ülkeleri helak ettik ve onlara ayetleri tekrar tekrar açıkladık.Belki dönerler diye  28- Kendilerini yakınlaştırmak üzere Allah’tan başka ilah diye edindikleri onlara yardım etmeli değil miydi? Bilakis bu ilahları önlerinden kaybolup gittiler.İşte bu onların yalanları ve uydura geldikleri şeydir.

29- Hatırla ki,cinlerden bir grubu Kur’an’ı dinlesinler diye sana yöneltmiş idik.Onun huzuruna geldiklerinde ‘Susup dinleyin’ dediler.(Okunması) bitirilince de kavimlerine uyarıcılar olarak döndüler  30- Dediler ki: Ey kavmimiz,biz Musa’dan sonra indirilmiş olup,kendinden öncekileri doğrulayan,hakka ve dosdoğru yola ileten bir kitap dinledik  31- Ey kavmimiz,Allah’ın davetçisinin çağrısını kabul edin ve ona iman edin.Günahlarınızdan bir kısmını bağışlaın ve sizi acıklı bir azaptan kurtarsın  32- Kim Allah’ın davetçisinin çağrısını kabul etmezse o yeryüzünde aciz bırakıcı değildir.Onun ondan başka dost ve yardımcıları da olmaz.İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.

33- Deki: Göklerle yeri yaratmış ve onları yaratmaktan dolayı yorulmamış olan Allah’ın ölüleri diriltmeye de kadir olduğunu görmezler mi? Evet,muhakkak ki O her şeye güç yetirendir  34- Kafirlerin ateşe arz olunacakları günde : Bu hak değil miymiş? Onlar: Rabbimize andolsun ki evet derler.O halde inkar edegeldiklerinizden ötürü azabı tadınız der.  35- Rasullerin büyük azim sahiplerinin sabrettiği gibi sen de sabret ve bunlar için acele etme.Onlar kendisi ile tehdit olundukları şeyi görecekleri günde sanki yalnızca bir gündüzün bir saati kadar kalmışlar gibi gelecek onlara.Bu yeterli bir tebliğdir.Fasıklar topluluğundan başkası helak edilir mi ki?



Kaynak : )bn Kesir / İbn Kesir Tefsiri (Tefsiru’l Kur’an’il Azim) / bkz:111-161