Ahkaf Süresi Beyanu’l-Hak Tefsiri

  • 29 Haziran 2018
  • 17 kez görüntülendi.

Ahkaf Süresi Mekki bir süredir.Hz Peygamber’in elçi olarak gönderilmesinin ikinci ve sekizinci yıllarında pasajlar halinde indirilmiştir.Tamamı 35 ayet olan bu süre,yirmi birinci ayetindeki Ad Kavmini helak eden kum fırtınası anlamına gelen ahkaf kelimesinden ötürü bu adı almıştır.Hz Osman’ın Mushaf’ındaki kronolojik sıralamaya göre 66,Hz Ebu Bekir’in cem ettirdiği elimizdeki Kur’an’a göre 46. süredir.

Süreye,Casiye süresinde olduğu gibi Kur’an’ın Aziz,Hakim olan yüce Allah tarafından indirildiği,dünya hayatının belli bir amaç ve geçici bir süre için yaratıldığı uyarısıyla başlanmıştır.Elleriyle yaptıkları şeylerden şefaat umacak kadar şaşkın müşrikler,Allah’ı bırakıp da yalvardıkları şeylerin ahirette kendilerine düşman olacaklarını hiç düşünmezler.Fakat bu uyarılara rağmen onlar,peygamberi yalancılıkla ve göz boyamakla suçlamaktadırlar!

Atalarını körü körüne taklitten vazgeçmeyenler,gözlerinin çok açık olduğunu iddia edebilmekte ve ‘Eğer dinde bir hayır olsaydı,onda bizi hiç kimse geçemezdi’ diyebilmektedirler. Oysa dinde büyük bir hayrın olduğunu bilenler,geçmişte olduğu gibi gelecekte de ondan sürekli yararlanırlar.Sözgelimi ; Hz Musa’ya ve O’na verilen Tevrat’a inandıktan sonra,onların içerisinden Kur’an’a iman edecekler bile oalcaktır.Kendileri gibi bir materyalist olan Ad kavminin de maddi güçleri öyle kör etmişti ki üzerlerine gelmekte olan kum fırtınasını rahmet sanmışlardı. Sonuçta fasıklıkları yüzünden onların,yeryüzünde evlerinden başka görünürde hiçbir şeyleri kalmadı.Şefaatini umarak taptıkları tanrılarıysa felaket anında tamamen kaybolurlar.

Anne ve baba için genelde iki tip evlat vardır.Biri,olgunluk çağına gelince hakkı görmüş,Rabb’ini tanımış ; Allah’ın lütfuna,keremine , ihsanına şükretmenin ;  sadece Allah’a değil,kendisinin varlık sebebi olarak gördüğü ve üzerindeki haklarını ödenmez bildiği anne ve babasına da şükretmenin gerekliliğine inanmıştır.Bu akıllı kişi,hem yüce Rabb’ine hem de anne ve babasına şükredebilmek için Rabb’inden yardım istemektedir.Diğeriyse,anne ve babasının kendisini hakka,doğru yola çağırmasını,can sıkıcı bularak oflayıp pufluyor . Canını sıktıkları için onları azarlıyor.Asırlar geçti hiç gidip de geri dönen mı var ki? diyerek en zor inkarı seçiyor

Aklıselim sahipleri bilirler ki ağaç ancak yaş iken eğilir ; eğitim ve öğretimi asla ihmale ve geciktirmeye gelmez.Aksi halde anne ve babalar,dünyadan zevk almaya başladıktan sonra söz dinleyecek evladı karşılarında bulamayabilirler.Hatta öz evladından duymaya tahammül edemeyecekleri sözleri dahi işitebilirler.

Eşref-i Mahlukat namına rağmen insan,sözlerin en güzeli olan Allah’ın kelamına sırt çevirirken,bir cin taifesi,dinledikleri Kur’an’dan bir pasaj karşısında etkilendiler ; kendilerine çekidüzen vermekle kalmayıp koşup kardeşlerini de kendilerine hayat verecek gerçeklere çağırmayı bir vazife bildiler.Aklı başında hangi insan şahsında ve çevresindeki mükemmel güzellikleri görür de yüce yaratıcıya saygı duymaz? Bütün bunları yaratabilen Allah’ın,öldükten sonra tekrar yaratabileceğine aklı ermez!

Hiçbir peygamber inkar edenlere bakıp da ne yoldan çıkar ne de tebliğ görevinden vazgeçer.Zira onlar bilirler ki üç günlük menfaat uğruna,ruhlarını köleleştirenler ve batıla uşaklık etmeyi meziyet sanan sözde gözü açıklar,er ya da geç bir gün mutlaka uyanacak ve herşeyi halledeceğini sandıkları dehr (zaman)in kendi aleyhlerine işlemiş olduğunu göreceklerdir.Hevasına taptığı için büyük bir pişmanlıkla iç geçirip ‘Ha bir ömür yaşadım,ha da bir günün bir tek saatini… Hiç bunlara değer miydi?’  diyecek.

Ahkaf Süresi 6. Ayetin Meali : İnsanlar mahşerde toplandıkları gün,taptıkları tanrıları onlara düşman olur ve kendilerine taptıklarını da reddederler

Tefsir : ‘Kendilerine güç versin,şereflerini artırsın diye Allah’tan başka tanrılar edindiler! Hayır! Aksine,taptıkları şeyler onların ibadetlerini reddedecek ve kendilerine düşman olacaklardır (1)

Ahkaf Süresi 17. Ayetin Meali : Anne ve babasına Öff be size! Benden önce nice asılar gelip geçmişken siz beni tekrar diriltilip topraktan çıkartılacağımla mı tehdit ediyorsunuz? diye çocukları hakkında,ana ve baba Allah’a sığınarak : Allah’ım! Bize yardım et diye yalvardı ve Yavrucuğum! Sana yazık olacak! İman et ; muhakkak ki Allah’ın vaadi haktır’ demelerine rağmen o : Bu,öncekilerin masallarından başka bir şey değildir dedi.

Tefsir : Mümin anne ve babalar çocuklarına küçük yaştan itibaren alabilecekleri ölçüde  ve anlayabilecekleri dil ve yöntemle dini eğitim ve öğretimlerini mutlaka kazandırmalıdırlar.Bilhassa çocukların eğitim ve öğretiminde altın çağ olarak bilinen 0-6 yaş arası,asla ihmal edilmemelidir.

Bu ayette iki tip evlattan söz edilmektedir.

Birincisi yetişkinlik ve kemal çağına girince gereçekleri gören,Rabb’ini tanıyan,O’nun lütfuna,ihsanına ve nimetlerine şükretmenin gerekliliğine inanan ;  aynı zamanda kendisi için Allah’tan sonra varlık sebebi olarak gördüğü ve üzerindeki haklarının büyüklüğüne inandığı anne ve babasına da şükretmeyi bir vazife bilen hayırlı bir evlat tipi

İkincisi ; Tam aksi bir tiptir.Anne ve babası,kendisini Hakk’a çağırmasına rağmen,onları canını sktıkları gerekçesiyle azarlayan ve Ahirete gidip de geri dönen var mı? gibi hiç düşünmeden sarf ettiği büyük bir söz ile geleceği inkar eden hayırsız evlat tipidir.Böylesi bir evlat karşısında ebeveyn çaresizdir ; Allah’a sığınmaktan başka bir çareleri yoktur,ama vaktinde görevlerini yapmayanlar,Allah’a sığınmak için dahi yüzlerinin olmayacağını bilmelidirler.

Ahkaf Süresi 20. Ayetin Meali : Ateşe arz olundukları gün kafirlere : Siz dünya hayatınızda sizin için güzel ve hoş olan her şeyin zevkini sürüp tükettiniz.Bugün ise,yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz ve doğru yoldan sapmanız yüzünden alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız denilir.

Tefsir : Sadece dünya hayatını ve onun zevk-ü sefasını arzu edenlere,payları dünyada verilecek ; fakat bunların ahiretten hiçbir nasipleri olmayacaktır.



Kaynak : M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C: II / bkz:313-321

(1- Meryem 81-82)