Ağaç Gücünü Kökünden Alır

İslamda Çocuk Terbiyesi Nasıl Olmalı,Çocuk Terbiyesinde Anne-Babanın Sorumlulukları,Çocuk Eğitiminin Önemi.Kısaca ağaç Gücünü Kökünden Alır Beyanının Açıklaması Adına



Hani demiştikya ağaç yaş iken eğilir.Bak Sadi Şirazı ne güzel demiş:”İş görmeden ücret istemek ne mümkün! Gaflet uykusuna yatanları kendi hallerine bırakma ki yarın yaptıklarından pişman olmasınlar.Tandır kızgın ateşteyken ekmeklerini pişirmeyenlere benzer onlar.Ekinler harman vakti ürün verir.İş işten geçtikten sonra çürüyen ekinlerin kime ne faydası olur.İşte gaflette bulunup gevşeklik gösterenler,çürüyen bu ekinler gibidir (1)”

Çocuğa anlayacağı dilden eğer eğitimi verirsen faydasını görürsün aksine verdiğin bilgilerin,verdiğin eğitimin bir faydasını görmeyeceğin gibi ters etki yapacaktır ve bu çocuğu bunaltacaktır,sıkacaktır.Çünkü kimse anlamadığı şeyle ilgilenmek istemez. İstemediği gibi anlamadığı şeyede anlamak için yönelmez.

Bu yüzdendir ki ele batan dikeni birden çekip çıkartacak olursan eğer dikeni elden değil eli bedenden çıkarmış olursun.Bu fayda yerine hepten zaar verir,acı verir.O yüzdendir ki tereyağından kıl çekercesine acı vermeden,yaraya merhem süren doktor gibi olmak lazım ki faydasını görebilsin,faydasını görebilesin.

Çocuklar kamera gibidir,ne görürse onu alır.İyi kötü ayrımı yapmaz.İyi görürse iyiyi,kötüyü görürse kötülüğü kaydeder ne ne kaydetmiş isede izlemek istediğin zaman kaydettiğini izlersin.Çocuklar fotokopi makinası gibidir.Annede neyi görürse,babada neyi görürse ;iyi kötü ayrımı yapmadan ki zaten iyi ile kötüyü ayırd edecek düşünceye sahip değildir onu belleğine alır.

Nitekim genç birisinin hafızası ile yaşı ilerlemiş olan birisinin haızası takdir edersiniz ki aynı değildir.Birisi bildiğini senelerce unutmazken diğeri sabah ne yediğini akşam unutur.İşte bu yüzdendir ki hatırladığım kadarıyla Allah Resulü (s.a.v):Gençlik zamanında yapılan ilim taş üzerindeki damgaya,ihtiyarlık zamanındaki ilim ise su üzerindeki yazıya benzer buyurmuşlardır ki dolaylı yoldan bunun da çocuk eğitimi ile alakası vardır.

İşte bu yüzdendir ki Sadi’nin dediği gibi “Yoksulların gönüllerini gözet,sakın ha bencil olma.Sırf kendi rahatına düşkün olursan,halkın ne yapacak.Çoban uyursa kurt sürüye dalar.Hangi akıllı bu durumu kabul eder? Halkına iyi davran.Çünkü ancak bu şekilde başındaki tacı eksik etmezsin.Sultan bir ağaçsa,tebaası bir köktür.Unutma ki ağaç,gücünü kökünden alır.Halkını yaralayıcı davranışlardan uzak dur ki,kendi kökünü kesmiş olmayasın.Sultanlarından halk kalmamışsa meydanda ,o ülkede saadet ve refah arama.Kafa tutan zorbalarla yol kesen asilerden çok,Allah’tan korkmayandan kork (2)”.

İşte evlat gövde ise anne-baba köküdür. Ne görürse onu alır derken bir nevi kasdımız da bu idi.

Hiç kusura bakmayın ama sizin yaptığınızın anne-babalıkla alakası yok.Sözde anne-babasınız ama içi boş davul gibisiniz.Sadece sözden, lftan ibaretsiniz.Soran olacak olsa evet babası benim yada falanca kişidir derler bu belki nefsinize hoş gelir,gururlanırsınız ama birisi çıkıpda anne-babalık olarak ne yaptın diye soracak olsa ne yapacaksınız,ne diyeceksiniz.

Cebine üç kuruş,beş kuruş koymakla,koyup okula göndermekle,çocuğu sürekli dünyalık şelere teşvik etmekle,teşvik ederken de sanki dünya ona kalacakmış dünya dünyanın geçici metalarına özendirmekle anne-babalık görevini ifa etmiş olmuyorsunuz.Oğlum-kızım Allah’a kulluk et demek yerine evladım oku,daha iyi geçinirsin,baş olursun,seni dinlerler vs vs.Nitekim bir beşer olarak örnek alınacak insan Allah’ın Resulleridir-Nebileridir.

Nitekim “Lokman oğluna nasihat ederken: “Evladım!” dedi, “sakın Allah’a eş, ortak uydurma! Çünkü şirk pek büyük bir zulümdür (3)”. “Evladım, namazı hakkıyla ifa et, iyiliği yay, kötülüğü de önlemeye çalış, ve başına gelen sıkıntılara sabret! Çünkü bunlar azim ve kararlılık gerektiren işlerdendir (4)” buyururken ve teşvik ederken;dünyaya değil Allah’a yönelmeye özendirirken siz daha çocuktur diyerek,daha küçüktür diyerek,birşey olmaz diyerek hem yarına dair teminatınızı elinizden çıkartıyorsunuz,hem kendinizi,hem evladınızı helak ediyorsunuz.Değer mi?

“Hasan-ı Basri dedi ki:Allah beraberinde Havva ile birlikte Adem’i cennetten indirince İblis de onlara gelip çatan bu hale oldukça sevinerek indi ve ‘Ben anne baba olacakların başına bu musibeti getirebildiğime göre onların soyundan gelecek olanlar bunlardan daha da zayıf olacaktır’ dedi.Bu İblis’in zannı idi.Bunun üzerine aziz ve celil olan Allah’da ‘Andolsun İblis onların aleyhindeki zannını gerçekleştirmişti de müminlerden bir kesim dışında ona uymuşlardı (5)’ buyruğunu indirdi (6)”.

Nitekim başka bir hadis-i şerifde”Resulüllah (s.a.v) küçük yaşta ölen çocuklar hakkında;onlar babalarına tabidirler dedi.Bunun üzerine ey Allah’ın Resulü amelsiz mi denince; Peygamber Efendimiz (s.a.v):Şayet buluğa erselerdi Allah onların ne amelde bulunacaklarını en iyi bilendir şeklinde buyurmuşlardır ki çocuğun gelecekde yapacağı hareketler anne-badan görmüş olduklarıyla bağdaşmaktadır.Tabi ki en doğrusunu ancak Allah bilir.

Çocuğun Anne-Baba Üzerindeki Hakları Nelerdir

Çocuklar Bize Allah’ın Emanetidir.O Halde Ne Yapmalıyız

 

Yazıda istisnalar her zaman mevcuttur.



(1-Sadi Şirazi / Bostan Ve Gülistan);(2-Sadi Şirazi / Bostan Ve Gülistan / bkz:26);(3-Lokman Süresi’13);(4-Lokman Süresi’17);(5-Sebe Süresi’20);(6-İbn Kesir / Tefsiru’l Ku’an’il Azim / C:9 / bkz:93)