Abdest,Gusül Ve Teyemmüm

  • 23 Kasım 2017
  • 320 kez görüntülendi.

Allah’a kulluk için yaratılan insanın bu görevini yerine getirebilmesi için kendisine kitap ve peygamberlerle ‘rehberlik’ edilmişti.Ancak insan bu rehberliği kabul edip etmeme konusunda özgürdür. Özgürlüğünü ilahi rehberliği kabul yönünde kullanan insan;inanç,düşünce,söz,eylem,iş ve davranışlarında bu rehberliğe uymakla yükümlüdür.Kur’an ve sünnet yeme,içme,giyinme, konuşma,evlenme, boşanma, ticaret,miras,hastalık, yolculuk,eğitim,edep,ahlak,temel haklar, sosyal ilişkiler,kısaca hayatın her alanında insana rehberlik eder.

Hayatını Allah ve Peygamberin bu rehberliği istikametinde sürdüren insan,biyolojik ve psikolojik açıdan mutlu ve huzurlu olur.Günlük hayatta mümin insanın ilahi rehberlikten yararlanacağı alanlar arasında abdest,gusül,namaz ve diğer ibadetler yer alır.Maide süresinin altıncı ayetinde yüce Rabbimiz bize şöyle rehberlik etmektedir;

‘Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı da (yıkayın). Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız (cinsî birleşme yapmışsanız) ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve size (ihsan ettiği) nimetini tamamlamak ister; umulur ki şükredersiniz ‘

Ayet müminlere hitap etmekte ve müminlerin namaz kılmaları,namaz kılmak için abdest almaları,abdestin nasıl alınacağı,boy abdestinin hangi hallerde alınması gerektiği,abdest ve guslün su ile yapılması,su bulunmadığı zaman teyemmüm yapılması gerektiği,teyemmümün nasıl yapılacağı,Allah’ın ibadetlerde müminlere kolaylık dilediği,onları madden ve manen temizlemek ve nimetini tamamlamak istediği özet olarak anlatılmaktadır.Ayet dört hüküm içermektedir.

Namaz Kılmak = Ayette ‘namaz kılınacağı zaman abdest alınmasının’ emredilmesi aynı zamanda namaz kılınmasını emirdir.Türkçe de ‘namaz’ diye ifade ettiğimiz ibadet,Kur’an’da salat kelimesi ile ifade edilir.İslam’ın beş temel esaslarından biri olan ‘namaz’,tarih boyu bütün müminlere emredilmiş bir ibadettir.

Mesela;'(İsmail),Ailesine namaz ve zekatı emrederdi (Meryem’55)’

‘(İsa) Rabbim bana yaşadığım sürece namazı ve ve zekatı emretti (Meryem’31)’ anlamındaki ayetler bunun delilidir

Kur’an’da namaz kılanlar övülmekte,kılmayanlar ise yerilmektedir (bkz:Meryem’59)

Son peygamber Hz Muhammed (s.a.v) peygamberlikle görevlendirilince kendisine namazın nasıl kılınacağı vahiy meleği tarafından öğretildi. Müslümanlar sabah ve akşam iki rekat olarak namaz kıldılar.Beş vakit namaz ise,hicretten yaklaşık bir buçuk yıl önce mi’rac esnasında farz kılındı.

Müslümanlar,namazlarını şuur ve ihlas ile şart ve adabına uygun olarak kılmak zorundadır.Namaz bir nurdur,müminin Allah’a miracı ve manevi ışığıdır,bu itibarla mümin,namazı asla terk etmez.İman ettiği halde namazlarını kılmayan müminlerin kendilerini sorgulamaları gerekir.

Abdest = Abdest;namazların anahtarı ve olmazsa olmaz şartıdır.Abdestsiz kılınan namaz kabul olmaz ve ibadet tarihinde hiçbir zaman abdestsiz namaz kılınmamıştır.

Fıkıh kitaplarında abdest,hadesten taharet terkibiyle ifade edilir.Bu terkip,görünmeyen fakat hükmen var olduğu kabul edilen kirlilikten temizlenmek anlamına gelir.

Yukarıdaki ayette (Maide’6) abdest;yüzü ve dirseklerle birlikte kolları yıkamak,başı meshetmek ve ayakları topuklarla birlikte yıkamak şeklinde beyan edilmiştir.Ayette belirtilen abdest organlarının sınırları fıkıh kitaplarında açıklanmıştır.Özetle;

Yüz = Alında saçların bittiği yerden çene altına kadar ve iki kulak yumuşakları arasında kalan kısımdır ve bu kısmın yıkanması farzdır.

Kollar = Parmak uçlarından dirseklere kadar olan kısımdır.Dirsekler bu azalara dahildir.

Baş = Kulakların üstünde kalan kısımdır.Başı ıslak elle meshetmek farzdır.Hanefilere göre başın en az 4/1’ini meshetmek vaciptir.Tamamını meshetmek üse sünnettir.

Ayaklar = Parmak uçlarından topuk kemiklerine kadar olan kısımdır.Küçük topuklar ayaklara dahildir.Abdestte geri kalan uygulama ve usüller ise sünnettir.

Cünüplük = İnsandaki hükmi kirlilik halini ifae eder.Boşalma olmasa bile cinsel ilişki,ilişki olmasa bile cinsel haz duyarak boşalma veya uykuda meninin gelmesi durumunda cünüplük hali meydana gelir.Bu durumdan kurtulmak için gusül yapılması yani boy abdesti alınması gerekir.Ayette ‘Eğer cünüp iseniz yıkanarak temizlenin’ buyrulmuştur.Guslün farz olması bu ayet ve sünnet ile sabit olmuştur.

İnsanın üreme organından dört mayi çıkar.Birincisi idrar,ikincisi idrardan sonra gelen koyu yapışkan madde olan vedi,üçüncüsü düşünme,bakma, oynama veya sevişme sonucu gelen yapışkan madde olan mezi,Bu üçünden dolayı sadece abdest bozulur.Dördüncüsü menidir.Meni şehvetle dışarı çıktığı zaman gusül gerekir.Kadınlar hayız veya nifas kanının kesilmesi veya cinsel ilişkide bulunmaları durumunda gusül almaları gerekir.

Gusül,hanefilere göre ağız ve burnun içi dahil bütün vücudu temiz su ile yıkamaktan ibarettir.Ağız ve buruna su vermek abdestte sünnet olduğu halde gusülde farzdır.Varsa önce vücuttaki pislik yıkanır,sonra namaz için alınan abdest gibi abdest alınır,sonra tepeden tırnağa bütün vücut hiç kuru yer kalmadan yıkanır.Böylece abdest ve boy abdesti alınmış olur.

Cünüp olan kadın ve erkeğin veya adet kanaması ve loğusalik hali sona eren kadının vakit geçirmeden en kısa sürede,bir namaz vakti geçmeden yıkanması gerekir.Bir namaz vakti geçecek kadar süre -geçerli bir mazereti yoksa- cünüp olarak gezmek günah olur.Cünüp ve abdestsiz iken namaz kılınmaz,bilerek cünüp veya abdestsiz olarak namaz kılmak günahtır.Cünüplükten gusletmek bir emanettir,bu emanetin hakkıyla yerine getirilmesi gerekir.

Teyemmüm = Cünüp olup boy abdesti alması veya tuvalete çıkıp abdest alması gereken kimseler;su bulamazlar veya bulup da hastalık veya yolculuk veya şiddetli soğuk veya düşman korkusu veya benzeri sebeple suyu kullanamazlarsa,gusül yerine teyemmüm ederek temizlenir.er.

Teyemmüm;abdestsizlik veya cünüplük halinden kurtulmak niyetiyle ellerin içini temiz toprak veya taş,kum ve mermer gibi toprak cinsinden temiz bir şeye vurup önce yüze sürmek,sonra tekrar vurup her elin içiyle kolları meshetmekten ibarettir. Cünüplüktan temizlenmek için yapılan teyemmüm hem gusül hem de abdest yerine geçer.Teyemmüm,her ne kadar maddi bir temizlik sağlamasa da kişiyi manevi ve psikolojik olarak temizlenme duygusuna kavuşturur ve kendisini Allah’a ibadet için hazırlı hissetmesine imkan sağlar..

Abdest,gusül veya teyemmümün farz kılınması insanlara güçlük çıkarmak için değil,onları temizlemek ve manevi nimete erdirmek içindir.Bunlar insan gücünün üstünde olan görevler değildir.Dinde insanların yapamayacağı hiçbir yükümlülük yoktur.Zorluk durumunda kolaylık getirilmiştir.Yüce Allah bu kolaylıklar karşısında kendisine şükredilmesini istemektedir.İnsan cünüp olduğunda gusleder,abdest alır ve namazlarını kılarsa Allah’a şükretmiş olur

Abdest ve gusül,bedeni bir temizlik olduğu gibi manevi olarak da insanı Allah’a yaklaştıran ve kişiyi ibadet için kendisini hazır hissetmesini sağlayan manevi bir temizliktir.

Sonuç olarak;

Maide süresinin altıncı ayetinde yüce Allah müminlerin namaz kılmalarını,namaz kılmak istedikleri zaman abdest almalarını,abdesti;yüzü,dirseklerle birlikte elleri-kolları yıkamalarını,başı meshetmelerini ve topuklarla birlikte ayakları yıkamalarını,cünüp olunca boy abdestini almalarını,abdest veya boy abdesti için su bulunmadığı veya bulunup da kullanılamadığı zaman temiz toprakla teyemmüm etmelerini emretmektedir.

Abdest ve boy abdesti almak,maddi ve manevi & teyemmüm ise manevi ve psikolojik bir temizliktir Allah kullarına kolaylık diler,zorluk dilemez.Abdest veya boy abdesti alan veya teyemmüm eden ve namazları kılan Müslüman Allah’a şükretmiş olur..



Kaynak= İsmail Karagöz / Kur’an’dan Öğütler / bkz:147…153